Anne Sütü Yalnızca Besin Mi?

1
1136

Anne Sütü Yalnızca Besin Mi?

Aylardır rahminin en sıcak yerinde onu güven içinde taşıdın. Şiş ayakların, mide bulantıların, veda ettiğin güzel elbiselerin, bacaklarındaki, karnındaki çatlaklar, sancılar, hiç uyuyamadan başladığın sabahlar… Bunların hiçbiri içindeki isteği dindirmeye yetmedi. Ultrason sonuçlarını saatlerce inceledin. Bekledin…

Merak ettin… Kime benzeyecek, nasıl gülecek, nasıl büyüyecek? Endişelendin… Ağlayınca ne yapacağım, acıktı mı,sancısı var mı nasıl anlayacağım?

Acı çektin. “Aynı anda 20 kemiğin kırılması” diye tasvir edilen doğum sancısını… Ve kucağına aldın o cennet gözlüyü, mis kokusunu içine çektin. Bütün acıları bir kenara bırakıp tüm dikkatini, sevgilerin en yücesini, şefkatin en mükemmelini hiçbir karşılık beklemeden ona verdin.

Evet güzel anne, sen bir mucizesin. Ve ben bugün sana, bir diğer mucizeden, anne sütünden bahsedeceğim.

Senin damarlarında gezen kandan süzülüp gelen, bebeğinin bütün ihtiyaçlarını karşılayan, daima temiz, sıcaklığı ideal,onun minik vücudunda kolayca sindirilebilen,üstelik bedava bir besin bu. Bebeğine verebileceğin en güzel hediye.

Yalnızca bir besin de değil, aşıların en etkilisi. Onu yalnızca sütünle besleyerek enfeksiyonlardan, alerjilerden, ishalden, orta kulak iltihabından, tip 1 diyabet, çölyak, obezite ve kalp hastalıklarından korumuş oluyorsun.

Ancak sen de sütüm yetmiyor diye düşünenlerden, sütünü artırmanın yollarını arayanlardan, TV’de gördüğü mama reklamlarından dolayı kafası karışanlardansan yaklaş, sana anlatacaklarım bitmedi.

Meme ucunu çevreleyen koyu renkli kısma “areola” adı verilir. Areolada deriyi sağlıklı tutmak için yağlı ve özel bir koku sağlayan montgomery bezleri vardır. Bebeğin bu kokuyu tanır ve sen meme ucunu onun yanağına dokundurduğun anda ağzını açar.

Bebeğin o minik ağzıyla memeyi emdiği anda, meme ucundan beyne duyusal bir ileti gider. Mesajı alan hipofiz bezi “prolaktin” denen bir hormon salgılar. Prolaktin ise içi sütle dolu kesecikler deki sütü toplayıp laktifer kanallar yardımıyla meme ucuna gönderir.

Yani her emzirmede, bebeğin memede önceden sağlanmış ve hazır olan sütü kullanır.Bebeğini ne kadar sık emzirirsen vücudun o kadar çok süt üretir.

Prolaktin memelerde sütü üretedursun, bu sütün vücuttan salınmasına yardımcı olan kardeş hormon Oksitosin iş başına geçer.

Bu hormon doğum sonrasında annenin kanamalarının azalmasında,kendini toparlamasında görevlidir. Ama işleri bununla sınırlı değildir. Anne bebeğini sevgiyle düşündükçe, onun sesini duydukça,teninde bebeğini hissettikçe oksitosin salgılanır.

Bu öyle bir şeydir ki anne, işi veya başka bir gerekçesi sebebiyle yavrusundan ayrı kaldığında bebeğin giysisini koklayarak ya da yalnızca fotoğrafına bakarak bile süt salgılayıp bu sütü sağabilir. Böylelikle süt üretimi durmaz,bebek anne sütünden mahrum kalmaz.

Sütünü artırmak için, şekerli tatlılardan,şerbetlerden,baklavalardan,ottan çöpten medet umma. Doğru beslenip yeterli sıvı alan bir annenin yapması gereken tek bir şey kalır geriye: Bebeğini her fırsatta emzirmek.

Sakin bir yere oturup,bütün kötü düşünceleri bir kenara bırak. Yavrunun gözlerinin içine bak, sıcaklığını hissetmesine izin ver. Ona dokun, ona sarıl, onu sütünle ve sevginle besle. “Kucağa alışır” diyenlere ise sakın aldırma. Bırak kucağa alışsın. Aylardır sığındığı yerden bu karmaşık dünyaya gelivermiş bebeğin kucağında rahatlasın…

Sükunet içinde buluştuğunuz emzirme anında bebeğini doğru pozisyonda tutman da çok önemli.

Bebeğinin vücudu ve başı aynı hizada, senin vücudunla temas halinde ve uygun şekilde desteklenmiş olmalıdır. Areola dediğimiz  memenin koyu kısmının büyük kısmı bebeğin ağzının içinde, ağzı açık, alt dudağı dışa dönük, çenesi memeye dokunur halde ve burun delikleri açık olmalıdır.

O yavaş, duraklayarak ve derin bir şekilde emerken yanakları şişkin ve yuvarlak görünür. Sen ise kasıklarında ve memelerinde bıçak keser gibi bir ağrı hissedersin. Bu ağrı seni endişelendirmesin, sadece oksitosin iş başında demektir bu :)

Bebeğini emzirdikçe senin de özgüvenin yerine gelecek, aldığın kilolar seni usulca terk edecek, vücudun birçok kanser türüne karşı korunmuş olacak.

5 çocuğu olan bir anne demiş ki, sadece emzirmenin lezzetin ulaşmak için tekrar tekrar bebek sahibi olabilirim. Hadi sen de bu mükemmel hissin tadını çıkar. Bir dahaki yazıda buluşmak üzere…

Anne Sütü Teşvikçisi Bir Diyetisyen Adayı Ayşenur Şahin

İletişim: dyt.aysenurr@hotmail.com

 

mail-grubu
Önceki haberMıhlama Hakkında Bilmediklerimiz – Gül Cennet Yağcı
Sonraki haberDiyetisyen Öğretim Görevlisi İlanı – 11.03.2015
Ayşenur Şahin 23.10.1994 tarihinde İnegöl’de doğdu. İlkokulu burada tamamladı.2012 yılında İnegöl Altın Nesil Kolejinden mezun oldu. Aynı yıl Atatürk Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü kazandı. Eğitim öğretim hayatı boyunca çeşitli kongre ve sempozyumlara katıldı. Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesindeki Öncü Sağlık Kulübünün kurucularından biri olarak birçok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol aldı. Bursa,Ankara,Erzurum gibi illerde çeşitli kurumlarda zorunlu ve gönüllü staj deneyimleri yaşadı. Çeşitli gazete ve dergilerde beslenme üzerine yazdığı köşe yazıları büyük ses getirdi. 2015 yılı Nisan ayında yayın hayatına başlayan ve 2 ayda bir yayınlanmaya devam eden Turuncu Sağlık dergisinin kurucularından biri ve isim annesi olan Ayşenur Şahin 2016 yılının eylül ayına kadar bu oluşumda yayın yönetmenliği görevini başarıyla yürütmüştür. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünde de eğitim öğretim hayatına devam etmektedir. 2016 yılı Haziran ayında Atatürk Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü iyi bir dereceyle bitirerek “diyetisyen” unvanı almış, çocukluk hayali olan mesleğine kavuşmuştur. Mezun olduktan sonra Madame Schulle Bakım ve Güzellik Merkezinde Beslenme Uzmanı olarak çalışmıştır.Şu anda Fizyo İnegöl Sağlıklı Yaşam Merkezinde İnegöl halkına hizmet etmektedir. Şehir dışında ikamet eden danışanlarını ise online diyet sistemi ile takip etmektedir.

1 YORUM

Comments are closed.