İşçi Beslenmesi – Dyt. Esra AKBULAT

diyetisyen esra akbulut, saglıklı işçi beslenmesi, çalışanlar için diyet, aktif diyet, güncel diyet bilgileri

0
1302
www.diyetisyenstore.com

Esra AKBULATİŞÇİ BESLENMESİ

Çok sayıda kişi günde en az bir öğün toplu beslenme hizmetlerine gerek duymakta ve bu hizmetlerden yararlanmaktadır. Üretime katkılarıyla ülke ekonomisinde önemli rol oynayan işçilerin beslenmesi de dikkat edilmesi gereken konulardan biridir.

Harcanan enerji miktarı ve yapılan fiziksel aktivite düzeyine göre işler ve meslekler aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:

Hafif aktiviteli işler/meslekler: Büro işleri, avukat, doktor, muhasebeci, öğretmen, mimar,

Orta aktiviteli işler/meslekler: Hafif sanayi işleri, terzilik, elektrik, tekstil, gıda, montaj işleri, marangozluk, mobilya endüstrisi,

Orta-ağır arası aktiviteli işler/meslekler: Tarım işçilerinin bir bölümü, düz işçiler, sıva işleri, yük taşımak, balya istiflemek, çiftçilik, lastik ve kau­çuk işçileri, deri sanayi

Ağır aktiviteli işler/meslekler: Tomruk işleri, madencilik, ormancılık, demir-çelik sanayi, yol ve inşaat işçileri, yüksek ısılı fırın işçileri, ağır yük taşıyıcıları, ağaç kesme işleri, demir işçileri, tarım işçilerinin bir bölümü.

Besin tür ve miktarları öğünlere; sabah 1/5, öğle 2.5/5 ve akşam 1.5/5 olarak bölünebilir. İşçiye öğle yemeği sağlandığında, bu yemeğin, günlük besin gereksinimlerinin yarısını karşılar nitelikte olması gerekir. Fakat verilen yemekte sadece enerjinin esas alınması doğru değildir.

İşçilerin enerji gereksinimlerini, fiziksel aktivitelerinin yanı sıra; işyeri or­tamın sıcaklığı da etkiler. Çalışılan ortamın sıcaklığı 10- 14 derecenin altı­na her 10 derece indiğinde, enerji gereksinimi % 5- 10; ortamın sıcaklığı 30 derecenin üzerine her 1 derece yükseldiğinde, enerji gereksinimi % 5 artar.

Sağlıklı bir bireyin protein gereksinimi kilogram başına 1 gramdır. Fakat Diyetin protein değerinin, yaşlı işçilerde ve özellikle büyümekte olan genç işçilerde arttırılması yararlı olmaktadır.  Ağır işte çalışanların terleme nedeni ile normal koşullardan daha çok azot kaybettikleri bulunmuştur. Çalışma yeri çok sıcak ve çok soğuk olduğu zaman azot kaybı artmaktadır. Diyet enerjisi yeterli olduğu zaman, proteinlerin kas hareketleri esnasında enerji kaynağı olarak kullanılmamalarına karşın, fiziksel hareketi çok olan bireyde kas kitlesinin artması, protein gereksiniminin artmasına yol açmaktadır.

Günlük enerji gereksiniminin % 55-70 kadarı karbonhidratlardan sağlanmalı ve bunun da % 85’i bileşik,  % 15’i de basit karbonhidratlardan gelmelidir. Fakat çalışma öncesi fazla basit şeker veya karbonhidrat tüketimine de dikkat edilmesi gerekmektedir.

Çalışma öncesi basit şeker tüketiminde artış insülin salınımını arttıracak bu da kanda glikoz düzeyi ve insülinde geçici artışa sebep olacaktır. Bu artışla birlikte kandan dokulara glikoz çekiminde artış görülecek ve çalışmanın başlarında kan glikozunda hızlı bir düşüş yani hipoglisemi görülecektir. Hipoglisemi sonucunda ise çalışma performansında bozulma ve iş kazaları riskinde artış kaçınılmaz olacaktır.

Çalışma öncesi fazla karbonhidrat tüketimiyle birlikte insülin salınımda artış görülecektir. Bunun sonucunda triptofan dışındaki aminoasitlerin dokulara dağılımında artış olacak ve kanda triptofan yoğunluğu artacaktır. Beyine gitmeye başlayan triptofanlar serotenin sentezini tetikleyecek ve bunun sonucunda bireylerde yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve uyku hali görülecektir.

Günlük enerji gereksiniminin % 25-30 kadarı yağdan karşılanmalıdır. Diyette sadece çoklu doymamış yağ asitlerini içeren yağların tüketilmesi bu yağların kolay oksitlenmesi ve karsinojenlerden peroksitlerin oluşması, antioksidan vitamin kullanımını arttırarak vücudun antioksidan savunma mekanizmasını azaltması ve damar endotelinde hasara yol açan zararlı etkilerinden dolayı sakıncalıdır. Bu sebeple kullanılan yağın cinsine dikkat edilmelidir.

Su tüketimi de dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. Ağır işlerde ve çok sıcak ortamlarda çalışanlar aşırı terlemeyle vücut ağırlıklarının % 2-5’ini kaybedebilirler. Terle su kaybı vücut ağırlığının % 2’si kadar olduğunda dayanıklılıkta azalma, % 5’i kadar olduğunda kramp ve sıcak bitkinliği ve iş kapasitesinde % 20-30’lara varan kayıplar, % 7 kadar olduğunda ise halüsinasyonlar oluşur ve yaşam tehlikeye girer.

Özetlemek gerekirse işçilerin yaptıkları işe göre gereksinme duydukları besinler; miktar ve kalite olarak yeterince sağlanmalıdır. Çünkü iyi beslenemeyen işçilerin sağlıkları bozulmakta, bu da performanslarını kötü yönde etkileyerek iş kazası riskini arttırmaktadır.

[vc_cta h2=”Yazar : Diyetisyen Esra AKBULAT” txt_align=”center” style=”flat” color=”purple” css_animation=”bottom-to-top”]Sitemizde Paylaşımda Bulunmak İsterseniz BURAYI tıklayınız.[/vc_cta]

KAYNAKLAR

  • İŞÇİ SAĞLIĞI – İŞ GÜVENLİĞİ VE BESLENME – Prof. Dr. Yasemin Beyhan Hacettepe Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü
  • Beyhan Y. Çalışma Hayatında Toplu Beslenme Hizmetlerinin Yönetimi, Türk-İş Yayınları, No: 189, Ankara, 1995.
  • Baysal A. Beslenme. 9. Baskı, Hatiboğlu Yayınevi, Ankara, 2002.
  • Beyhan Y. Çalışma Hayatı – Sağlık Riskleri ve Beslenme (Ed. Akbulut T.), İşyeri Hekimliği Ders Notları, 5. Basım. Türk Tabipleri Birliği Yayını, Ankara, 2000
  • Ziegler EE, Filer LJ. Present Knowledge in Nutrition. International Life Sciences Institute Pres. Washington. 1996.
mail-grubu