tat-duyusu-kilo
Yapılan bir çalışma, tok olmasına karşın yemeye devam eden ve tercihi tatlı atıştırmalıklardan yana olan çocukların kilo alma ihtimalinin daha fazla olduğunu ortaya koydu.
Tokluk hissi sonrasında gıda tüketimi, gıda duyarlılığının ve alınan hazzın daha fazla olmasıyla ilişkilendiriliyor. Buna göre, bireyler gıdanın hoş tadının keyfini çıkarmaya devam etmek için tokluk hissini görmezden geliyor.
Bu davranış biçimi, tokluk duyarlılığının düşmesine ve bunun yanında kilo alımına katkıda bulunuyor.
Michigan Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan çalışmanın sonuçları, Pediatrics dergisinde yayınlandı. Çalışmada 21 ile 27 aylık çocuklara tatlı damla çikolatalı kurabiye ve patates cipsi gibi tuzlu atıştırmalık seçenekleri sunuldu ve istediği kadar yemelerine müsaade edildi.
21, 27 ve 33 aylıkken toplanan veriler, daha fazla tatlı gıda tüketen 1 ile 3 yaş arasındaki çocukların 33 aylıkken daha çok vücut yağına sahip olduğunu, tuzlu gıdaları tercih eden çocuklarda bu durumun görülmediğini gösterdi.
3 yaşından küçük düşük gelirli ailelerin çocuklarında tokluk sonrası gıda tercihiyle ilgili çalışmaların sayısı oldukça az. Açlık olmaksızın yeme davranışının yaşla değişimini inceleyen bazı çalışmalar yapılmış, ancak bu çalışmaların hiçbirinde 4 yaşından küçük çocuklar yer almamıştı.
Araştırmacılar başta gıda güvencesizliği gibi düşük gelirli ailelerle ilişkili etmenler ve sadece annenin bulunduğu aile yapısının, acıkmaksızın yeme davranışının habercisi olabileceğini düşünmüştü. Ancak bu yönde bir ilişkiye rastlanmadı.
Önceki çalışmalarda, acıkmadan yeme davranışının yağ kütlesi ve obeziteyle ilgili (FTO) genle kalıtımsal olarak aktarılabileceği gösterilmiş olsa da, araştırmacılar bu davranışın henüz tanımlanamayan diğer biyolojik etmenlerle ilişkili olabileceğini düşünmüştü.
Acıkmadan yeme ve gelecekteki vücut ağırlığı arasındaki ilişkiyi yorumlamaya çalışan araştırmacılar, bu davranışın arkasındaki nedenin gıda işareti tepkiselliğinin yüksek olması yönündeki biyolojik bir yatkınlık olduğunu düşünüyor. Araştırmacıların bu düşüncesinde, söz konusu davranışın çocuklar 27 aylık olana kadar görülmemesi de etkili oldu.
Araştırmacılar, gıda işareti tepkiselliğinin bir tür Pavloviyen koşullanması olduğuna inanıyor.
Araştırmacılar, “bu davranış, muhtemel bir gen çevre ilişkisi örneği oluşturuyor. Acıkmadan yeme davranışı ve bu davranışın vücut ağırlığı üzerindeki etkilerinin ortaya çıkması için gıda işaretleri tepkiselliğine biyolojik yatkınlığı olan bir çocuğun, gıda işaretlerine, acıkmadan yeme davranışını sergileyecek kadar maruz kalması gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, gıda işareti tepkiselliğinin 2 yaş öncesinde, tekrarlanan bir şekilde lezzetli gıdalara maruz kalmakla koşullandığını, ancak koşullanmış tepkinin çocuklar 27 aylık olana dek görülmediğini öne sürdü.
MEB 15 diyetisyen alımı yapacaktır. Aranan şartlar kılavuzda mevcut olarak yayınlanmıştır.
Çocuk gastroenterolojisi, hepatolojisi ve beslenme alanlarında yürütülen güncel çalışmaların paylaşılacağı, bilimsel gelişmelerin tartışılacağı ve multidisipliner…
Kıbrıs'ta düzenlenecek bu kongrede kalıtsal metabolik hastalıklar ve tedavi süreçleri beslenme alanında ele alınacaktır.
III. Beslenme ve Diyetetikte Güncel Yaklaşımlar Kongresi, 8–9 Mayıs 2026 tarihlerinde Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde…
Kanser & Obezite Zirvesi, 13–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen, obezite…
Kadın Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu, kadın sağlığı ve beslenme ilişkisini klinik ve bilimsel açıdan ele almak…