Genel

Ergenlik Döneminde Obez Bir Birey Olmak Kendi Seçimimiz Mi ? – Fatma ALTINKURT

ERGENLİK DÖNEMİNDE OBEZ BİR BİREY OLMAK KENDİ SEÇİMİMİZ Mİ ?

Her birimiz şişmanlık,obezite gibi kavramları vücuttaki yağ kütlesinin artması olarak tanımlarız. Peki, gelin aynalara bizi düşman eden şişmanlığa birde biyolojik açıdan bakalım.

Enerji

 

Şişmanlık bireyin hayatı boyunca süren kronik bir enerji metabolizması sorunudur. Şişmanlık  günlük yaşamda vücutta gereksinim duyulan  enerjiden daha fazlasının vücuda alınıp yağ dokularının çapında bir artışla beraber sayıca da fazlalaşması ile gerçekleşir . Genel araştırma ve istatistik verilere bakacak olursak ergenlik döneminde şişmanlığa, dengesiz bir beslenmeye ve gerekli yağ kütlesinden daha fazlasını vücudunda barındırmaya yatkın olan bireylerden yaklaşık %30’unun ilerleyen yaşlarında da şişman birer birey olacakları yapılan çalışmalar sonucunda rapor edilmiştir. Ama şişmanlık aslında kendi tercihlerimizle oluşturduğumuz ardından ilerlemesini de kendi ellerimizle sağladığımız bir hastalıktır.

Temellerinin ergenlik döneminde yani 10-14 yaş aralıklarında atıldığı bir hastalık olarak bakabiliriz. Beslenme açısından bakılınca da ergenlik dönemi çocuklarda beslenme düzenlerinin tam anlamda oturaklık kazanıp besinlerle arasında bir bağ oluştuğu dönemdir. Uzmanlara göre obeziteyi davet edecek davranışlara bakılınca o bireylerde düzensiz yemek saatlerinden oluşan öğünler ve bu öğünlerde de yemeklerde seçicilik, ardından da seçilen besinleri tüketme konusunda fazlaya kaçan bireyler saptanmıştır.

Genelde öğünlerinde şeker ve aşırı karbonhidratlı besinlere yönelen, bol yağlı kızartma gibi besinleri görünce çok mutlu olup sebze meyveyi görünce ise moralleri bozulan bireyler olarak genelleyebiliriz. Böyle genellediğimiz beslenme alışkanlıklarının oluşmasında en temel faktörünse aile ve çevre olduğu da biliniyor. O yaş aralığındaki bir çocuğun Evde bulup  ulaşabildiği besinlerden ebeveynlerin sorumlu olması aslında ailelere büyük bir sorumluluk yüklüyor. Öğün arasında dolapta meyve ve sebzeye yönelen bir çocukla, abur cubura yönelen çocuk arasındaki fark işte ailenin beslenme profili farkıyla başlıyor. Bu yüzden bir evde anne ve babanın çocuk için bir beslenme modeli olduğu unutulmamalıdır. Çocuk onların beslenme alışkanlıklarını örnek alarak kafasında besinlerle ilgili yorumlar yapar, beğeni duygusunu oluşturur. Ve o kısımdan sonra yönelimlerini de buna göre şekillendirir. 

Peki  Neden  Bu Yaş Aralığında Obezitede  Artış Gözleniyor  ?

Çocuk için  psikososyal  etmenler (büyük aile, parçalanmış aile, yaşlı anne, tek çocuk, aile içi geçimsizlik gibi) , sosyal sorunlar (apartman yaşamı, kent yaşamında olumsuz çevre), fiziksel aktivitede azalma (okul servisleri, asansör kullanımı, teknolojik araçlar, kentlerde yetersiz yeşil alan, spor dersini aksatma, televizyon, bilgisayar başında fazla zaman geçirme), Beslenme etmeni (erken süt çocuğu beslenmesi, yemek tarzı, damak tadı oluşması, hazır besin tüketimi, gazlı içecek tüketimi, reklamlar) gibi etmenlerden kaynaklı olarak obez çocuk sayısında artış gözleniyor.

-Çocuğuma  yapılan tetkikler sonrasında ergenlik döneminde obez tanısı koyuldu, ne yapmalıyım?

?

İlk olarak bir diyetisyene başvurulmalıdır. Ardından diyetisyeniniz tarafından uygulanacak diyetin en temel özelliğininse enerji gereksiniminin karşılanabiliyor olmasıdır.Çocuklarda büyümenin hızlandığı bu döneme diyet listenizin yeterli uyum sağlaması için düşük enerjili diyetler kesinlikle uygulanmamalıdır. Aksi takdirde büyüme ve gelişme engellenir.Sonrasında bu diyetlerle çocuğunuzun yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilip günlük alması gereken enerji miktarına göre bir diyet listesi hazırlanması temel esastır.

obez

Diyette Öğünler atlanmamalı ve dört ana besin grubundan da besinlerin dengeli alınmasına özen gösterilmelidir. Genelde sebze meyve tüketiminin, tam taneli unlu besinlerinin, kuru baklagillerin tüketiminin artırılıp yağ ve şeker içeriği yüksek besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Uygulanacak diyetin yanında fiziksel aktivite de kişiye göre düzenlenmelidir.

Fatma ALTINKURT

FatmaAltinkurt

Recent Posts

Kanser & Obezite Zirvesi -1

Kanser & Obezite Zirvesi, 13–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen, obezite…

2 gün ago

Kadın Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu

Kadın Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu, kadın sağlığı ve beslenme ilişkisini klinik ve bilimsel açıdan ele almak…

3 hafta ago

3. Uluslararası Beslenme ve Diyetetikte Güncel Yaklaşımlar Öğrenci Kongresi

“19-21 Şubat 2026’da Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde düzenlenecek Uluslararası Beslenme ve Diyetetikte Güncel Yaklaşımlar Öğrenci…

2 ay ago

3. Ulusal Cerrahi Onkoloji Sempozyumu

3. Ulusal Cerrahi Onkoloji Sempozyumu ile 2. Ulusal Cerrahi Onkoloji Diyetisyenliği ve Hemşireliği Sempozyumu, ‘Evre…

4 ay ago

Sağlık Bakanlığı’ndan Yeni Kurumsal Kimlik ve Kıyafet Standartları

Sağlık çalışanları için tek tip kıyafet dönemi başlıyor T.C. Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı itibarıyla kurum…

4 ay ago

İrritabl Bağırsak Sendromu Gibi Görünen Nikel Alerjisi – Olgu Sunumu

Dirençli IBS vakalarında nikel alerjisi göz ardı edilen bir neden olabilir. Nikel açısından zengin gıdaların…

4 ay ago