İş Yerindeyken Sürekli Uykum Geliyor! O Halde Ne Yapmalı?

Uzun yıllar çabayla geçen okul hayatının bitmesinin en güzel yanı belki de işe başlanılan o ilk gündür.
Bir hevesle, erken kalkmanın dert olmadığı, enerjinin bitmediği, işlerin heyecanla yapıldığı o keyifli günler kısa süre sonra çalışanlara eziyet gibi gelmeye başlar. Çok uykum var, halsizim, işe gitmek istemiyorum gibi söylemleri sık sık duymaya başlarsınız. Nedir bunun sebebi? İşyerinde problem yaşayanlar olabilir elbette ama ruhen bir sıkıntı yaşamamasına rağmen nedir kişiyi işe gitmekten bu kadar soğutan?
Sağlıklı beslenmiyordur diyenleri duyar gibiyim. O zaman gelin bakalım, iş verimini arttırmak için doğru beslenme nasıl olmalıymış.

Her zaman olduğu gibi ilk önce kahvaltı!

Gece boyu aç kalan vücut güne başladığında, ilk önce bir su bardağı suyla susuzluğunun giderilmesini ardından da kendine enerji verecek bir şeylerle karşılanmayı bekler. Beklediği gibi olmayınca da bize ihtiyaçlarının olduğunu yorgunluk, uykunun açılmaması gibi rahatsız edici durumlarla hissettirmeye çalışır.

Bisküvi falan alayım da işe gidince kahvaltıyı öyle geçiştiririm.

Evet, ne yazık ki kahvaltı işe yetişememe korkusuyla yapılmadı ve vücut aç kaldı. Uyuya uyuya işe gelindi ve işlerle biraz uğraştıktan sonra baş dönmesi, iç geçme hali de yaşanmaya başlandı. Çünkü vücut aç ve bağırıyor aslında beni doyur diye. Alınan bisküvilerin yenme vakti! Ağza atılan ilk lokmayla gözler biraz aydınlandı ve bir iki tane yedikten sonra bir anda doyduğunuzu hissettiniz. Artık işlerinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz değil mi?

Hayır!

Bol karbonhidrat ve bolca şeker bulunduran hazır besininiz kan şekerinizi birden yükseltti ve bir süre sonra aynı hızla geri düşecek. Yaşadığınız halsizliği tekrar yaşayacak ve iş verimini düşüreceksiniz. Hatta düşük kan şekerinin etkisiyle sinirlenecek ve belki de işteki huzur ortamının bozulmasına sebep olacaksınız.
Bu döngü öğle yemeği yiyip akşama kadar aç durup, eve gidince abur cubur, sağlıklı sağlıksız evde ne varsa yüklenmeniz, çok yemenizden dolayı da geç uyuyup uykunuzu alamadan sabaha aynı şekilde kalkmanızla tekrarlanıp gidecek. İşiniz size eziyet, sizinle çalışmak ise iş arkadaşlarınıza ise sıkıntı olacak. Kimse sürekli şikayet eden kişilerden hoşlanmaz değil mi?

BUNLARI YAŞAMAMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ?

Sabahları erken kalkarak kahvaltı yapmak metabolizmanın hızlanmasını ve vücudun uyanmasını sağlıyor!

Sabah uyanır uyanmaz bir bardak su içip, mümkünse ilk yarım saat içinde kahvaltı yapmak çok önemli. En az 6 saat susuz kalan vücuda su verin ki uyansın. Su vücuttaki mekanizmaların doğru çalışması için mutlaka gereklidir. Özel durumunuz yoksa günde 8-10 su bardağı su tüketmeye çalışmak en doğrusu.
Kahvaltı yapmak kadar kahvaltının içeriği de önemli. En ideali peynir, zeytin, tam buğday ekmeği, bol yeşillikle geçen kahvaltıdır. İllaki çay içmek istiyorsanız şekersiz içmeyi deneyebilirsiniz.
Yaşın kaç olursa olsun vücudun her zaman ilgi bekler, 3 saat aç kalsa boynunu büktürür.
Belki de uyanık kalıp enerjiyi kaybetmemek için yapılacak en önemli şeylerden biri aç kalmamaktır. İki öğününüz arası 3 saati geçmemelidir.  Yoksa yine kan şekeriniz düşer ve yukarıda bahsettiğimiz hadiselerle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Peki sağlıklı ara öğünler nelerdir?
Yanınızda ufak sağlıklı besinler getirerek tüketmek sizi daha iyi hissettirecektir. Kuru meyveler, mevsimine göre taze meyveler, evde tam buğday unundan yapılmış poğaça, kekler, marketlerde satılan küçük kutu süt ve yoğurtlar, çalıştığınız yerin imkanlarına göre peynirli yağsız tostlar ideal ara öğünlerdendir.

‘Ben elimde sütle dolaşmam, ne öyle çocuk gibi!’ mi diyorsunuz? Yoğurt biraz daha kabullenebilir duruyor değil mi? Bu tarz beslenme yani elde sütle yoğurtla dolaşmak, doğru beslenmenin topluma tam olarak işlenememesinden kaynaklanıyor aslında. Doğru olan altı öğün beslenmek, aç durmamaktır.
Kahvaltıdan 2 saat, öğle yemeğinden 3 saat sonra yapılan ara öğünler dinç tutar. İkinci ara öğün akşam yemeğinde de çok fazla yenilmesinin önüne geçer.
Ağır olmayan yemekler ve bol salatayla şenlendirilmiş akşam yemeğinin keyfini hiçbir şey veremez. Yatmadan iki saat önce yapılan son ara öğünde bir su bardağı süt ve 5-6 bademle kaliteli bir uyku sağlarsınız.
Bu sayede güne enerjik uyanır, işe keyifle gider, evdekilere ‘işe gitmek istemiyorum’ diye şikayet etmez, yükselttiğiniz iş veriminizle amirinizi memnun eder, arkadaşlarınızın aradığı kişi olursunuz.
Elbette ki ara öğün yapmak için işi bırakın demiyorum. İşte verimli olabilmek için bu önerilerden bahsediyorum. Ayrıca fazla kilonuz varsa bu tavsiyelere uyduğunuz takdirde bunlardan kurtulacak ve kendinizi hafif hissedeceksiniz.

Gördünüz mü sağlıklı beslenme nelere kadir! Kendinize dost arıyorsanız, sağlıklı beslenme en iyisi. Siz de dost edinin. İyi ki varsın DOSTUM!

Diyetisyen Gökçe YÜKSEL

Genç Diyetisyenler Ekibi

genc.diyetisyenler@gmail.com Beslenme ve Diyetetik Bölüm Portalı

Recent Posts

Kanser & Obezite Zirvesi -1

Kanser & Obezite Zirvesi, 13–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen, obezite…

3 gün ago

Kadın Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu

Kadın Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu, kadın sağlığı ve beslenme ilişkisini klinik ve bilimsel açıdan ele almak…

3 hafta ago

3. Uluslararası Beslenme ve Diyetetikte Güncel Yaklaşımlar Öğrenci Kongresi

“19-21 Şubat 2026’da Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde düzenlenecek Uluslararası Beslenme ve Diyetetikte Güncel Yaklaşımlar Öğrenci…

2 ay ago

3. Ulusal Cerrahi Onkoloji Sempozyumu

3. Ulusal Cerrahi Onkoloji Sempozyumu ile 2. Ulusal Cerrahi Onkoloji Diyetisyenliği ve Hemşireliği Sempozyumu, ‘Evre…

4 ay ago

Sağlık Bakanlığı’ndan Yeni Kurumsal Kimlik ve Kıyafet Standartları

Sağlık çalışanları için tek tip kıyafet dönemi başlıyor T.C. Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı itibarıyla kurum…

4 ay ago

İrritabl Bağırsak Sendromu Gibi Görünen Nikel Alerjisi – Olgu Sunumu

Dirençli IBS vakalarında nikel alerjisi göz ardı edilen bir neden olabilir. Nikel açısından zengin gıdaların…

4 ay ago