Yazan: Seda Baran
Rochester Teknoloji Enstitüsü’nün yaptığı yeni bir araştırmanın sonuçlarına göre; internet ve akıllı telefon kullanımının üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıkları ve yiyeceklerle olan ilişkileri üzerinde etkileri olduğu kanıtlanmış durumdadır. E n önemli etkisinin, gençlerin yemeği yalnız ve bilgisayar başında emeği tercih etmesi olarak belirlenmiş. Yine bu yaş grubu arasında beslenme il ilgili bilgi, yiyeceklerin besin değeri ve yemek tarifleri konusunda en çok kullanılan araştırma aracının internet olduğu araştırma sonucunda saptanmıştır.
Aynı araştırmanın sonuçlarına göre; gençlerin yemek yerken en sık yaptığı faaliyet, internette sörf yapmak ve arkadaşları ile chat yapmak olarak belirlenmiştir. Yalnız yemek yemeyi tercih etmelerinin bir asosyallik durumu olarak açıklanmayacağını belirten uzmanlar, yemek tüketimi esnasında da internet sayesinde sosyal etkileşimin devam ettiğini belirtmişlerdir.
Yine aynı konuda Hartman Grup’un yaptığı araştırma sonuçlarına göre; internet kullanıcılarının büyük bir kısmı yemek tercihi yaparken; yemek ile ilgili bloggerların ve yemek ile ilgili toplulukların sosyal medya yayınlarında yer alan bilgileri kullanmayı tercih ediyor.
Hartman Grup’un araştırmacılarına göre; sosyal medyanın global beslenme alışkanlıklarına olan etkisi aşağıdaki başlıklarla açıklanabilir:
KAHVALTI YERİNE EKMEK ARASI SOSYAL MEDYA!
Sosyal medya ve internet başında uzun zaman geçiren çocukların, daha kısa zamanda geçirenlere oranla yetersiz ve dengesiz beslendiği belirlenmiştir.
Ottowa Toplum Sağlığı Merkezi tarafından; yaş ortalaması 15 olan 9000 çocuk üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; sosyal medyada geçirilen toplam zamanla çocukların beslenme alışkanlıkları arasında çok ciddi bir bağlantı olduğu tespit edilmiş. Sosyal medya ve internet başında uzun zaman geçiren çocukların, daha kısa zamanda geçirenlere oranla yetersiz ve dengesiz beslendiği belirlenmiştir. Konu hakkında The British Journal Of Nutrition Dergi’sinde yayınlanan makaleye göre; televizyon başında geçirilen zaman ile obezite oranı arasında belirlenen pozitif ilişki, sosyal medya ile bulunamamıştır. Araştırmacılar konu ile ilgili daha uzun dönemli çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulamışlardır.
SOSYAL MEDYANIN SAĞLIK DAVRANIŞALRINA OLASI 3 ETKİSİ
*BİLGİ KİRLİLİĞİ
Uçsuz bucaksız bir alan olan internette, her konu ile ilgili bilgi kirliliği olduğu aşikar. Yapılan araştırma sonuçlarına göre kişilerin eğilimlerinin daha çok blogger ve yakın arkadaş çevresinin önerilerine göre tercih yapmak olduğu düşünüldüğünde, özellikle sağlık ve beslenme konusunda yanlış uygulamalar ve bunların uzun dönemli olumsuz etkileri söz konusu olabilir. Bu nedenle uzmanların da; interneti ve sosyal medya araçlarını etkin bir şekilde kullanması son derece önemlidir.
*KİŞİSEL ELEŞTİRİ YÜKÜ
Kişinin sürekli diğer hayatlar ve insanlarla kendini kıyaslamasının; depresyona ve özgüven kaybına yol açabileceğine dair psikologların sosyal medya kullanımları hakkında günde iki saati aşılmaması gerektiği söyleniyor.
*KOLAYLIK VE DEVAMLILIK
İnternetin ve sosyal medya ağlarının ulaşımının günümüzde çok kolaylaşmış olması; sağlıklı yaşam tarzını benimsemek konusunda zorlanan kişilerin motivasyonunu yüksek tutmak konusunda yardımcı olabilir. Tabi doğru bilgi ve kaynak kullanımı sağlaması koşulu ile.
MEB 15 diyetisyen alımı yapacaktır. Aranan şartlar kılavuzda mevcut olarak yayınlanmıştır.
Çocuk gastroenterolojisi, hepatolojisi ve beslenme alanlarında yürütülen güncel çalışmaların paylaşılacağı, bilimsel gelişmelerin tartışılacağı ve multidisipliner…
Kıbrıs'ta düzenlenecek bu kongrede kalıtsal metabolik hastalıklar ve tedavi süreçleri beslenme alanında ele alınacaktır.
III. Beslenme ve Diyetetikte Güncel Yaklaşımlar Kongresi, 8–9 Mayıs 2026 tarihlerinde Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde…
Kanser & Obezite Zirvesi, 13–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen, obezite…
Kadın Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu, kadın sağlığı ve beslenme ilişkisini klinik ve bilimsel açıdan ele almak…