Yaşlanma ve Yaşlı Sağlığında Beslenme

Handan Kula, güncel bilgiler, diyet makaleleri, diyeti bilgileri

0
711
www.diyetisyenstore.com

Yaşlanma, bireyin yaşamı süresince yapısında meydana gelen değişikliklerin sonucu olarak adlandırılan kaçınılmaz bir süreçtir.

Yaşlanmanın birçok sebebi ve belirtileri vardır. Bireyin genetik yapısı, sağlıksız ve dengesiz beslenme, sigara ve alkol kullanımı, UV radyasyona maruz kalma, bireyin ekonomik durumu, çevre şartları gibi birçok faktör yaşlanmanın sebepleri arasında yer almaktadır.

Yaşlanma belirtileri:

Deri yaşlanması: Yaşlanmaya bağlı olarak oluşan deri değişikleri hem gerçek yaşlanma olarak adlandırılan doğal yaşlanma süreci içinde hem de çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkar. Doğal yaşlanma zamana bağlı olarak gelişen kaçınılmaz bir süreçtir. Bu süreçte deri normal olarak yıpranmaya başlar; ancak çevresel faktörler (özellikle de güneş ışınları) derideki yaşlanma sürecini artırır veya hızlandırır. Deride ortaya çıkan en çarpıcı değişiklikler; kuruma, incelme, leke oluşumu, kırışıklık, sarkma, deri hücrelerinin yenilenmesinin durmasına veya yavaşlamasına bağlı olarak ciltte oluşan delikler gibi değişiklikler görülür.

Deri yaşlanması iki olgunun sonucudur.

  1. İntrensek yaşlanma: Bu tip yaşlanma sadece zamana bağlı olarak oluşan değişiklikleri içerir. Özellikle derinin fonksiyonlarında fizyolojik değişikliklere karakterize, kaçınılmaz, evrensel bir olaydır. İntrensek yaşlanma sonucu deri kuru ve soluk görünür.

2) Foto yaşlanma: Zamana bağlı yaşlanma başlıca androjenler ve diğer hormonlar tarafından düzenlenir. Oysa güneş gören alanlarda yaşlanma belirtileri çevre faktörlerine özellikle de güneş ışınlarına bağlı olarak da ortaya çıkar. Bu duruma foto yaşlanma denir. Lekeler, ince damar genişlemeleri vs. görülebilir.

Yaşlı Sağlığında Beslenme

Beslenme, yaşlanma sürecini etkileyen en önemli unsurlardandır. Özellikle de yaşlılığa bağlı hastalıkların geciktirilmesinde veya önlenmesinde oldukça önemli rol oynar.

Beslenme yetersizlikleri, bozulmuş fonksiyonel durum, kas disfonksiyonu, azalan kemik kütlesi, immün disfonksiyon, anemi, kognitif fonksiyon bozuklukları, yara iyileşmesinde ve cerrahi müdahalelerde iyileşmenin gecikmesi, hospitalizasyonda ve ölüm oranlarında artış ile yakından ilişkilidir.(Chapmen,2006)

Yaşlılarda besin alımı kaybı tat değişimleri, tat algısı zayıflığı ve diş kaybı gibi birçok faktöre bağlı olarak azalış gösterir.

Enerji: Yaşlılıkta bazal metabolizmanın azalması, kas-iskelet hastalıkları, çeşitli ruhsal hastalıklar( depresyon gibi) gibi durumlardan dolayı enerji gereksinmesi azalır. Yaşlıların günlük enerji ihtiyaçlarını karşılayabilmesi her açıdan olduğu gibi fiziksel hareketlerinin yerine getirilmesi, kas hareketliliğinin verimliliği, iş yapabilme gücü ve vücut dokularının ihtiyacını karşılayabilmesi açısından oldukça önemlidir.

Protein: Bazı araştırmacılar yaşlılıkta protein gereksinmesinin arttığını belirtmelerine karşın, diğer bazıları, bunun aksini savunmaktadır. Protein, kas iskeletinin, immün sistemin ve vücut dokularının korunması, antioksidan enzimlerinin sentezi, yaraların erken iyileşmesi, stres, enfeksiyon, ameliyat ve hastalık durumlarında büyük önem taşır. Yaşlılıkta protein miktarı değişmemekle birlikte, kalitenin daha iyi olması önerilmektedir.

Karbonhidrat: Basit şekerlerin yerine komplex karbonhidratlar tercih edilmelidir.(Tahıllar, kurubaklagiller..)

Yağ: Yaşlı diyetinde doymuş yağ miktarı azaltılmalıdır. Diyetteki toplam kolesterolün düşmesi, kalp-damar hastalıkları riski açısından önemlidir. Günlük diyet enerjisine yağların katkısı %25-30 olarak gösterilebilir.

Mineraller: Yaş ilerledikçe kemiklerde kalsiyum çekimi artar, emilimi ve kemik mineral kütlesi azalır. Osteoporozun önlenmesi açısından diyetteki kalsiyum alımının artırılması gereklidir. Beslenmeye dikkat etmeyen yaşlılarda anemi görülebilir. İlaç kullanımı, mide asit salgısının azalması gibi durumlardan dolayı demir emilimi azalmaktadır. Bu yüzden diyette demir alımına da dikkat edilmelidir.

Vitaminler: D vitamini, kalsiyum emilimini artırmak için gereklidir. Kalsiyum emilimini artırmak için yaşlılar güneş ışığından yararlanmalıdırlar. Yaşlılarda mide işlevindeki değişikliliğe ve ince bağırsaktaki villusların kısalmasına bağlı olarak da emilimin azalmasıyla B12 vitaminine gereksinim artar. Yaşlılıkta bağışıklık sistemini artırıcı antioksidan vitaminlerinin (E ve C vit.)  ve bilişsel fonksiyonların işlevlerinde yer alan folatın da diyette artırılması yarar sağlar.

Sıvı: Yaşlılarda su tüketiminin azalması birçok faktöre bağlıdır. Bunlardan biri de susama duyusunun azalması. Susama duyusunun azalmasıyla yaşlılar su içmeyi unutur ve suyun az tüketilmesiyle vücut suyu ve böbrek fonksiyonlarında azalış görülür. Su tüketiminin azalması önceden var olan hastalıkların artışına da sebep olabilir. Günlük 8-10 bardak sıvı tüketilmelidir.

Posa: Özellikle yaşlılarda sık rastlanılan konstipasyonu önler. Birçok hastalığın önlenmesine yardımcı olan posa kalın bağırsak hastalıkları riskini de azaltmaktadır.

Bütün bunların yanı sıra da;

  • Sigara tüketilmemeli,
  • Alkol ve kafein tüketimi sınırlandırılmalı,
  • Günlük fiziksel aktivite yapılmalı (bireyin yapısına göre belli sürede ve belli düzeyde),
  • Sıvı alımı artırılıp, tuz tüketimi azaltılmalı..

Kaynaklar

  1. Yaşlılarda Sık Karşılaşılan Deri Sorunları (Makale/Prof. Dr. Ayşen KARADUMAN)
  2. Online KOZMETOLOJİ Dergisi/Sayı: 2 /Cilt: 1/ Yıl:2002)
  3. Chepman IM.(2006), Nutritional disorders in the elderly. Med Clin North Am, 90.887-907
  4. Beslenme Kitabı / Prof. Dr. Ayşe BAYSAL /14.Baskı /2012

 

Yazar : Handan Kula
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

 

 

mail-grubu