Yazar: Stj. Dyt. Şerife Nur ÖZTÜRK
Otizm spektrum bozuklukları (OSB), belirtileri yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden, etkileşim ve iletişim alanında belirgin gecikme, sapmalar ve kısıtlayıcı ilgi alanları ile kendini gösteren karmaşık nörogelişimsel bir bozukluktur.
Otizme neden olan bir çok çevresel ve genetik faktörlerin bulunduğu bilinmektedir. Araştırmalarda bu nedenlerden biri olarak görülen barsak mikrobiyota değişiklikleridir. Bağırsak semptomları OSB’li çocuklarda sıklıkla bildirilmektedir. Bu semptomlara ek olarak, beslenmede zorluklar, kısıtlı uyku gibi problemlere sahiptirler.
Barsak mikrobiyotası en az 1000 farklı bilinen bakteri türünü içeren 100 milyonun üzerinde mikroorganizma barındırır. Yapılan çalışmalarda kontrol gruplarına oranla otizmde bu bakteri türlerinin bazılarının seviyeleri artmaktayken bazılarınınki azalmaktadır. Bu değişikliklerinde otizm etiyolojisinde ana faktörlerden biri olduğu ileri sürülmektedir. Bu etkileşimi açıklayan hipotez ise mikrobiyota-barsak-beyin ekseni adı verilen iletişim yolundaki değişikliklerdir.
Probiyotikler, laktik asit üreten bakteriler(Lactobacilli, Lactococci, Bifidobacteria ve Saccharomycetes) gibi barsakta yaşayan, patojen olmayan bir grup mikroorganizmadır. Probiyotiklerin etkileri, gıdaların sindirilmesi ve emilimini desteklemesi ve intestinal bariyer fonksiyonunu geliştirmesi ile kanıtlanmıştır.
Oral probiyotik alımı diyare, IBS gibi gastro-intestinal durumlarda tedavi olarak başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Yapılan son çalışmalar otizm için de probiyotik alımının etkili bir tedavi olabileceğini göstermiştir. Probiyotiklerle yapılan fonksiyonel çalışmalar üzerine elde edilen sonuçlardan güvenilir bir sonuç çıkarılmamasına rağmen, bazı kanıtlar probiyotiklerin takviye edilmesinin, spesifik olmayan gastrointestinal enfeksiyon riskinde bir azalmaya ve kolik ya da sinirlilik sıklığının düşük olduğuna işaret etmektedir
OSB hastalarının mikrobiyota profilleri, hastalığı daha da kötüleştirecek patojen bakteri türleri yönünden zenginleştiğinden, bu hastalar, prebiyotik bir karışım ile beslenme desteğinden faydalanabilirler.
Kaynaklar:
MEB 15 diyetisyen alımı yapacaktır. Aranan şartlar kılavuzda mevcut olarak yayınlanmıştır.
Çocuk gastroenterolojisi, hepatolojisi ve beslenme alanlarında yürütülen güncel çalışmaların paylaşılacağı, bilimsel gelişmelerin tartışılacağı ve multidisipliner…
Kıbrıs'ta düzenlenecek bu kongrede kalıtsal metabolik hastalıklar ve tedavi süreçleri beslenme alanında ele alınacaktır.
III. Beslenme ve Diyetetikte Güncel Yaklaşımlar Kongresi, 8–9 Mayıs 2026 tarihlerinde Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde…
Kanser & Obezite Zirvesi, 13–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen, obezite…
Kadın Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu, kadın sağlığı ve beslenme ilişkisini klinik ve bilimsel açıdan ele almak…