Antioksidan Mucizesi – Gülsüm Özaraz

antioksidan faydaları, antioksidan nedir ne demek, antioksidan ne işe yarar, antioksidan zararları, antioksidan ilaçlar, antioksidan içeren besinler, antioksidan nelerde bulunur, antioksidanlar nelerdir,Gülsüm Özaraz, diyetisyen Gülsüm Özaraz, gelecegin diyetisyen Gülsüm Özaraz, antioksidan, Lansman Toplantısı İnternette,

0
740
dyt gülsüm özaraz
www.diyetisyenstore.com

ANTİOKSİDAN MUCİZESİ

Antioksidan Nedir?

dyt Gülsüm Özaraz
Yazar : Gülsüm Özaraz

Günlük yaşantımızda vücudumuzdaki hücrelerde bazı metobolik olaylar sonucu serbest radikaller adını verdiğimiz moleküller oluşur ve bu moleküller hücre hasarına yol açar. Bu devrede vücutta serbest radikal ve antioksidan dengesi adını verdiğimiz bir denge oluşur. İşte bu devrede antioksidanlar serbest radikallerle savaşarak onları etkisiz hale getirir. Bu anlamda istediğimiz denge vücuttaki antioksidan miktarının her zaman fazla olmasıdır.

Yapılan  bazı çalışmalar  diyabetik vasküler komplikasyonların şekillenmesinde serbest oksijen radikalleri etkili olabileceğini söylüyor ve yüksek glikozun serbest radikalleri arttırdığı yine bu çalışmalarda görülmüştür. Buda gösteriyor ki diyabet hastalarının diyetinde antioksidanca zengin besinlere yer vermekte fayda vardır. Bunu yanında podositlerden salınan radikaller çeşitli böbrek hastalıklarının şekillenmesinde neden olmaktadır. Bu gibi rahatsızlıklar çeşitli antioksidanlarla tedavi edilebilmektedir.                 

Peki Antioksidan İçeren Besinler Hangisidir?

Serbest radikallerle savaşan antioksidanların bazılarını vücudumuz kendisi üretir. Bunlar;     Glutatyon peroksidaz, katalaz  ve süperoksit dismutazdır. Bununla beraber besinlerden alabildiğimiz antioksidanlarda mevcuttur.  Meyvelerde bulunan antioksidan bileşiklerle yapılan çalışmalarda, çilekgiller, kirazgiller, turunçgiller, kivi, kuru erik ve zeytinde önemli miktarda antioksidanların bulunduğu bildirilmiştir. Limon ve portakal, yüksek miktarda C vitamini konsantrasyonuna sahiptirler ve bu özelliklerinden dolayı iyi bir antioksidan kapasitesine  sahiptirler. Sebzelerin büyük bir bölümünde özellikle kakao fasülyesi, patates, domates, ıspanak, Phaseolus vulgaris gibi acıbakla tohumu, karabuğday, ayçiçeği veya kırmızıbiber gibi sebzelerde ve mısır koçanında antioksidan potansiyel analiz edilmiştir.                                                                                                                                   Domates, içeriğindeki likopenden dolayı doğal antioksidan olarak kabul edilmektedir. Likopen, bazı sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan karoten ailesine ait bir pigmenttir. İnsan vücudu likopen üretemez ve bu maddeyi dışarıdan alması gerekir. Karotenler ve prostat kanseri riski arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan bir çalışmada, likopen olarak adlandırılan bir karotenin bu kanser riskine karşı koruyucu özelliği olduğu açıklanmıştır. Günlük beslenmesinde yüksek miktarda (6,5 mg/gün veya daha yüksek) likopen alan erkeklerde daha az likopen alanlara göre prostat kanseri riskinin %21 azaldığı gösterilmiştir

Hangi Hastalığa Hangi Antioksidan? 

Koroner Kalp Hastalığı (CHD): Birçok çalışmada antioksidan seviyesi ile Koroner Kalp Hastalığı (CHD) arasında ters bir orantı olduğu belirtilmektedir . Araştırmalar sonucunda kalp hastalıklarını önleyebilme açısından antioksidanların etki sıralaması şu şekilde verilmiştir:

Lipit standardize E vitamini >> karoten = C vitamini > A vitamini

Kanser: Canlılarda serum E vitamini düzeyi ile kanser riski arasında önemli derecede ters bir ilişkinin bulunduğu bildirilmiştir. Özellikle bazı gastrointestinal kanserler ve sigaranın sebep olduğu kanserler dışında bu ters ilişki daha kuvvetlidir . Yapılan bir çalışmada C vitamini ve E vitamininin  yüksek oranlarda alınmasının kadınlarda (34-59 yaş arası) meme kanseri üzerine koruyucu bir etki göstermediği belirlenmiştir . Bunun tersine, 65 yaşın altındaki kadınlarla yapılan çalışmalarda yüksek miktarda E vitamini takviyesinin kolon kanseri riskini azalttığı bildirilmektedir. Sigara tiryakisi insanlarda meydana gelen bazı kanser türlerinin önlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda β-karoten uygulamasının kanser oluşumunu önleme üzerine olumlu etki göstermediği, hatta bazı durumlarda artışa sebep olduğu bildirilmektedir

Yine serumdaki E vitamini ve β-karoten düzeyinin düşük olmasının yaşlılığa bağlı katarakt oluşumunu artırdığı bildirilmektedir. Son zamanlarda yapılan bir çalışma ile Alzheimer hastalığından kaynaklanan bozuklukların düzeltilmesinde α-tokoferolün kullanılacağı ve bu antioksidanın hastalığın ilerlemesini engellediği belirlenmiştir

Sağlıklı günler…

Yazar : Gülsüm Özaraz

KAYNAKÇALAR

Moure A, Cruz JM, Franco D (2001) Antioxidants From Residual Sources. Food Chem, 72 :145-171.

Giovannuci E, Asherio A, Rimm EB (1995) Intake of Carotenoids and Retinol in Relatin to Risk of Prostate

Cancer. J. Natl .Can. Inst, 87:1767-76.

Morrisey P.A., O ‘Brien N.M., 1998. Int. Dairy Journal 8, 463-472.

He K., Nukada H., Urakamai T., Murphy M.P., 2003. Biochemical Pharmacology

65, 67-74

Palace V.P., Khaper N., Qın Q., Sıngal P.K., 1999. Free Radical Biology and

Medicine, Vol. 26, 746-761.

Guo Z.H., Yang H., Hamilton M.L., VanRemmen H., Richardson A., 2001.

Mechanisms of Ageing and Development 122, 1771-1786

Kushi L.H., Folsom A.R., Prineas R.J., Mink P.J., Wu Y., Bostick R.M., 1996. The

New England Journal of Medi cine No.18, 1156-1162

Meydani S.N., Wu D., Santos M.S., Hayek M.G., 1995. American Journal of

Clinical Nutrition 62, 1462-1476.

Knekt P., Reunanen A., Jarvinen R., Seppanen R., Heliovaara M., Aroma A., 1994.

American Journal of Epidemiology 139, 1180-1189

 

 

mail-grubu