Çocuklarda Tip 1 Diyabet

Şeyma Emeklioğlu, güncel diyetisyen bilgileri, güncel diyet makaleleri, saglıklı beslenme, Erciyes Üniversitesi

0
1876

ÇOCUKLARDA TİP 1 DİYABET

Şeyma Emeklioğlu
Şeyma Emeklioğlu

Tip 1 diyabet pankreasta insülin üreten beta hücrelerinin yok olması sonucu insülin yetersizliğinin ve hipergliseminin geliştiği,kronik ve otoimmün bir hastalıktır. Tip 1 diyabet çocukluk çağında görülen en yaygın kronik hastalıklardan biridir . Daha çok çocukluk veya genç yetişkinlik döneminde teşhis edilir. Diyabetli bireylerin sadece %5’i diyabetin bu formuna sahiptir.Görülme sıklığı coğrafi bölgelere göre önemli ölçüde değişmekle birlikte dünyada sıklığı giderek artmaktadır ve tanı alanların çoğu 5 yaş altındaki çocukları kapsamaktadır.

Genetik yatkınlığı olan bireylerde bilinmeyen bir etken anormal immün yanıta neden olur ve insülin üreten beta hücrelerindeki proteinlere karşı adacık oto-antikorların gelişimi olur.Adacık otoantikorlarının gelişimi tip 1 diyabetin klinik teşhisinden önce olduğundan tip 1 diyabet iki veya daha fazla otoantikorlu birey için öngörülebilmektedir. Fakat adacık otoantikorlarının taraması şu an daha çok araştırmalarda yapılmaktadır.

Risk Faktörleri

Genetik: Tip 1 diyabet, hastalık gelişiminde genetik yatkınlık büyük rol oynamaktadır.Diyabet gelişiminde risk oluşturan genler genellikle HLA ve non-HLA genler olarak sınıflandırılır.Çalışmalar 40’tan fazla genin Tip 1 diyabet duyarlılığını arttırdığını göstermektedir.

Çevre: Genetik yatkınlık tek başına diyabete yol açmaz.Yüksek riskli genleri taşıyan tüm bireylerde tip 1 diyabet görülmemesi hastalığın ortaya çıkışında çevrenin de oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Çevresel faktörler olarak;

  • Viral enfeksiyonlar(Sitomegalavirüs,konjenital kızamıkçık sendromu,rotavirüs gibi birçok virüsün tip 1 diyabet gelişimini etkileyebileceği belirtilmektedir.)
  • Yaşamın ilk yıllarında A ve D vitamini eksikliği
  • İnek sütü ve gluten ile erken tanışma(Bebeğin gluten ile 3.aydan önce ve 7.aydan sonra tanışması vücutta antikor gelişiminde artış ile ilişkilendirilmiştir.)
  • Nitrozamin bileşikler
  • Annenin yaşı
  • Preeklampsi ve çocukluk çağı obezitesi olarak gösterilmektedir.

Çocuklarda görülen en temel bulgular poliüri(çok idrara çıkma),polidipsi(çok su içme) ve kilo kaybıdır.Ayrıca çocuklarda gece idrara çıkma,sık yemek yeme ve davranış değişikliği de görülebilmektedir.

Çocuklarda diyabet tanısının erken konulmaması ve dolayısıyla metabolik kontrolün sağlanamaması yaşam kalitelerini düşürmekle birlikte retinopati,nefropati,nöropati,kalp ve damar hastalıkları ve serebrovasküler hastalıkların daha erken yaşlarda gelişmesine ortam hazırlayabilir.

Tip 1 diyabet tanısı alan bir çocukta kan şekeri dengesinin sağlanması çocuğun hipoglisemi, hiperglisemi, diyabetik ketoasidoz gibi tehlikeli olan durumların önlenmesi açısından çok önemlidir.Tip 1 diyabetli bir çocuğun tedavisinin temelini insülin tedavisi,uygun beslenme ve egzersiz oluşturmaktadır.

*Tip 1 diyabet kesin tedavisi olmayan bir hastalık olduğu için birey yaşamı boyunca insülin kullanmaktadır. İnsülin enjeksiyon veya pompa olarak kullanılabilmektedir.Birçok insülin türü bulunmakla birlikte koşullara uygun gerekli insülin ve dozu belirlenmektedir.

*Egzersiz de diyabet tedavisinde önemli bir bileşendir.Çocuğun fiziksel ve sosyal gelişimi açısından kendine uygun bir spor faaliyetine yönlendirilmesi önemlidir.Fakat egzersiz öncesinde kan şekerinin kontrol edilmesi,egzersizin hangi yoğunlukta ve ne kadar süre yapılacağı,egzersiz öncesi bir ara öğün yapması gerekip gerekmediği ve egzersiz sırasında olası bir hipoglisemiye hazırlıklı olup olmadığı gözden geçirilmelidir.

*Çocuğun optimal büyüme ve gelişmesini sağlamak,diyabetin olası komplikasyonlarından korumak, yaşam kalitesini yükseltmek ve aynı zamanda sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak için uygun bir diyet planı oluşturulması önemlidir.Diyabetli çocukların enerji ve besin ögesi gereksinimleri sağlıklı çocuklar kadardır.Diyet planı hazırlanırken

-Karbonhidrat kaynağı olarak; tam tahıllar,kuru baklagiller,sebze ve meyvelerin seçilmesine

-Protein kaynağı olarak yağsız et,tavuk,balık,az yağlı süt ürünleri gibi hayvansal ve kuru baklagiller gibi bitkisel protein kaynaklarının kullanılmasına

-Yağ kaynağı olarak ise doymamış yağ asidi tüketiminin arttırılması,doymuş yağ  ve trans yağ tüketiminin azaltılmasına

-Yeterli posa,vitamin ve minerallerin sağlanmasına

-Tuz tüketiminin 6 gramdan az olması ve özellikle işlenmiş ürün tüketiminin azaltılmasına dikkat edilmelidir.

Beslenme konusunda tatlandırıcılar ve diyabetik ürünlerde soru oluşturmaktadır. ADA rehberlerinde günlük tüketilebilir miktarlar aşılmadığı sürece tatlandırıcıların kullanımında sakınca olmadığı belirtilirken,kimi kaynaklarda diyabetik yiyecekler tüketmenin gereksiz olduğu belirtilmektedir.Çünkü pahalı ve genellikle yüksek yağ içeriğinde olan bu ürünler yerine orta düzeyde sükroz tüketimi sorun oluşturmamaktadır.

 Tip 1 diyabetli çocuğun büyüme ve gelişmesi izlenmeli,düzenli olarak kontrolleri yapılmalı,kan şekeri düzenli olarak ölçülmeli ve kaydedilmelidir.Hipoglisemi atakları izlenmeli,HbA1C 3 ayda bir kontrol edilmeli,tıbbi beslenme tedavisi ve hastanın diyete uyumu,egzersiz durumu sorgulanmalıdır.Birey mümkün olduğunca enfeksiyonlardan korunmalıdır.

Tip 1 diyabet yaşam boyu çocukla ve ailesi ile beraber olacak bir hastalıktır.Bu nedenle hastanın yaşam kalitesini yükseltmek ve zihinsel,ruhsal ve fiziksel yönden iyi olmasını sağlamada tedaviye uyum için çocuğun desteklenmesi çok önemlidir.

Şeyma Emeklioğlu

Erciyes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

mail-grubu