Fonksiyonel Besinler

0
1270
www.diyetisyenstore.com

FONKSİYONEL BESİNLER

Fonksiyonel besinler doğal olarak içerdikleri fizyolojik aktif bileşenler ile sağlıklı beslenme de görevleri olan, iyi hal ve sağlığı geliştirici, hastalık riskini azaltıcı potansiyel etkileri ile vücutta fayda etkileri görülebilen besin bileşikleri olarak tanımlanabilir.

Yazı dizilerimin dağılımında yoğunlukla fonksiyonel besinlerin içeriği, diyetteki yeri ve son çalışmalar değinerek hepimize faydalı bilgiler sunmaya çalışacağım.

Bazı hastalık riskini azaltıcı potansiyel etkisi olan, yeterli bilimsel kanıtlar ile sağlığa faydası belirlenen ve bilimsel çalışmaların yoğunlaştığı fonksiyonel besinlerden kısaca bahsetmek istiyorum.
KÖRİ VE KARNABAHAR PROSTAT KANSERİNE KARŞI SAVAŞTA

Prostat kanseri dünyada erkek ölüm nedenlerinin başında yer almaktadır. İkinci ölüm nedeni olarak görülen prostat kanseri en az Hindistan ve civarında görülmektedir. Verilerden yola çıkan bilim adamları körinin ve lahanagillerin kanser üzerindeki etkilerini araştırmaya yoğunlaştılar.

Kanser Araştırması (Cancer Research) dergisinin 15 Ocak tarihli sayısında yayınlanan makaleye göre, ABD Rutgers üniversitesinde yürütülen çalışma sonucunda karnıbahar ve köri baharatının prostat kanserinin önlenmesi ve aynı zamanda tedavisinde etkili olabileceği ortaya çıktı. Araştırmayı yürüten Prof. Ah-Ng Tony Kong, fareler üzerinde gerçekleştirdiği deneylerde, düzenli olarak turmerik ve lahanagillerde bulunan fenetil izotiosiyanat verilen deneklere prostat kanseri hücreleri yerleştirildikten sonra kanser hücrelerinin gerilediğini gözlemledi.

Köri baharatı özellikle brokoli, brüksel lahanası, turp ve lahana gibi turpgillerle beraber tüketildiğinde kanser önleyici etki belirgin olarak gözlenebiliyor. Lahanagiller de bulunan fenetil izotiosiyanat (PEITC) maddesi veya köri tek başına alındıklarında kanser hücrelerinin çoğalmasını önlüyorlar; beraber alındıklarında ise prostat kanserini açıkça geriletiyor, yani tedavi ediyorlar.

SARIMSAĞIN GÜCÜ NERDEN?

Sarımsakta bulunan en önemli kimyasal bileşikler sülfür bileşikleridir. Bunlar aliin, allicin, thiosulfinatlar, gama-glutamylcysteine peptitleri ve çeşitli diğer sülfür bileşikleridir.

Sarımsaktaki sülfür bileşiklerinin % 82’sinin Aliin’den ve gama- glutamylcystein peptitlerden türediği sanılmaktadır. Allicin ise sarımsağın çoğu biyolojik etkinliğinden sorumludur. Sarımsak kaynatıldığında allicine rastlanılmamıştır. Sarımsağın biyolojik aktif maddeleri Allicin, Ajoen ve Diallyl-sülfür bileşikleridir. Tüketimde sarımsaktan en iyi faydalanmanın yolu ise bu üç bileşenin bir arada olduğu formda mümkün olmaktadır.

Sarımsağa kokusunu veren kükürt ve sülfürlü uçucu yağ asitleridir. Pişen yemeklere sarımsak atıldığında, yemek buharı ile bu bileşiklerin kaybı olmaktadır. Sarımsakğın antioksidant özelliklerinden faydalanmanın en iyi yolu çiğnenerek yenmesidir.

Yeşil veya Siyah Çay

İçeriğindeki flavoneller ile LDL kolesterolü (kötü kolesterol) azaltıcı etki gösterebilir. Buna ek olarak tümör oluşumu veya gelişişiminde de azaltıcı rol alabilmektedir.

Domates ve Domates Ürünleri

İçeriğindeki likopen adı verilen bir çeşit karoten ile kan basıncını düşürücü etki gösterebilir. Ayrıca servikal, mide, akciğer ve prostat kanserine karşı koruyucu etkisinden de yararlanabilinir.

Soya

Genistein ve daidzein adı verilen isoflavonlar ile total kolesterolü, LDL kolesterolü, trigliseridi düşürürken HDL kolesterolü (iyi kolesterol) arttırıcı etkisi olduğu düşünülmektedir. Ayrıca kansere karşı koruyucu etkisinden de bahsedilebilmektedir. Her gün alınan 60 gram soya menapoz belirtilerinde de azalma sağlayabilmektedir.

Üzümsü Meyveler

Çoğumuzun yararlarını bildiği bu meyveler içeriklerindeki antosiyanidinler ile LDL kolesterolü azaltıcı etki gösterdiğini bilmekteyiz. Buna ek olarak karsinojen maddelerin vücuttan atılmasında da görev alır.

Bitki Sterolleri

Bitki sterollerin fonksiyonel besinler olarak adlandırılan grup içerisinde önemli bir yeri vardır. Bitki sterollerinin kullanımı ile ilgili yapılmış çalışmalarda kolesterolü yaklaşık % 10 oranında azaltabildiği de gözlenmiştir. Bitki sterolleri, kolesterolü andıran doğal bileşiklerdir.

Beslenmede yeterli miktarda alındığında, kolesterolün bağırsağa alınmasını engelleyerek kandaki kolesterol miktarını düşürebilmektedir. Artık ürün piyasamızda da bulabildiğimiz bu ürünlerin total kolesterolü ve LDL kolesterolü düşürdüğü yapılan çalışmalarla da kanıtlanmıştır.

Sarımsak

İçeriğindeki dialil di sülfit bağları ile kronik kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterdiği kanıtlanmıştır. Günde en az 1 diş sarımsak yenmesi bile bu bakımdan yarar sağlayabilir.

Ayrıca kolon ve mide kanserine karşı da sarımsak koruyucu etki gösterir. Soğan ve pırasayı da yine bu grupta değerlendirmemiz mümkündür.

Elma

Elmanın yoğun bir C vitamini kaynağı olduğu belki de çoğumuzun bilmediği bir özelliktir.

100 gram elmanın antioksidan aktivitesi 1500 mg C vitaminine eşittir.

Probiyotikler

İmmün yani bağışıklık sistemine sağladığı yararlara ek olarak kansere karşı koruyucu etkisi de bilinmektedir. ayrıca bağırsak florasını koruduğu için diareyi önlemede ve tedavi etmede de probiyotikler önemlidir. Günlük olarak tüketilen 5- 9 porsiyon sebze ve meyve de yine kolon, meme ve prostat kanserine karşı koruyucu etki gösterebilmektedir.

Yazar :
Diyetisyen Yelda KAHVECİOĞLU nın sayfası

mail-grubu