www.diyetisyenstore.com

Bilimsel gelişmeler aralıksız şekilde hız kazanırken; gıda, beslenme ve sağlık alanındaki bilgi dağarcığı da aynı tempoda büyümeye devam ediyor. Daha önce yeterli bilgiye sahip olduğumuzu düşündüğümüz konularda ortaya çıkan yeni detaylar, sorunlara bakış açımızı her gün tekrar şekillendiriyor. Bu durumda beslenme ve sağlığın gelenekselden farklı bir yaklaşımla, modern bilimin bulguları ışığında ele alınması şart oluyor.

Yakın zamana kadar gıdaların temel nitelikleri ile insanların genel özellikleri arasında değişmez bir bağ olduğu düşünülür, beslenmeyle ilgili varsayımlar bu bağ etrafında kurulurdu. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar, insan fizyolojisinde görülen genetik farklılıkların, metabolizma ve gıdalar arasındaki etkileşimi de farklılaştırdığını gözler önüne sererek beslenmede yeni bir ufuk açmış durumda. Bu yeni alana nutrigenomik diyoruz.

Diğer yandan her gün bir yenisi eklenen bulgular, insanların genetik kodlarından bağımsız olarak birlikte yaşam sürdürdükleri mikroorganizmaların da beslenmeden etkilendiğini, bu etkinin olumlu ya da olumsuz yönde insan sağlığında doğrudan değişimlere neden olduğunu ortaya koyuyor. Bu bağlamda, insanlar ve bağırsak mikroorganizmaları arasındaki simbiyotik ilişki çerçevesinde prebiyotik ve probiyotik etkilerin beslenmede büyük önem taşıdığı görülüyor.

Gelecek dendiğinde çoğu bilinçli insanın yüzünde endişeli bir ifade oluşmasına neden olan iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın önde gelen nedenlerinden birinin gıda üretimi olduğu da son yıllarda netlik kazanmış olan bir olgu. Bu bağlamda beslenmenin genetik ve simbiyotik yönleri yanına ekolojik yönünün de dikkate alınması, uzun vadede insan sağlığının korunması için gereklilik arz ediyor.

www.inbody.com.tr

Bu nedenlerle, 12-13 Mart 2020 tarihleri arasında düzenleyeceğimiz III. İstanbul Beslenme Bienali’nin odağına “Beslenme ve Gelecek” temasının yerleştirilmesinin uygun olduğunu değerlendirdik. Bienalimizde beslenme ve sağlık arasındaki ilişkinin, gelenekselin dışında, yeni ve güncel bilimsel bulgular ışığında değerlendirilmesini, beslenmenin çevresel anlamda sürdürülebilirliği için atılabilecek adımların ortaya koyulmasını amaçlıyoruz.

Gıda ve beslenmenin tüm paydaşlarını, bilgi ve fikirleriyle bu çalışmamıza ışık tutmaya davet ederiz.

 


Program


III. İstanbul Beslenme Bienali

  • 2017 Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması Sonuçları
  • Genetik ve Beslenme (Nutrigenomik)
  • Mikrobiyota ve Beslenmeye Bağlı Rahatsızlıklarla İlişkisi (Prebiyotik, Probiyotik, Simbiyotik)
  • Gizli Açlık Kaynaklı Toplum Sağlığı Sorunları
  • Gıda Üretiminin Karbon Ayak İzine Etkileri
  • Endokrin Bozucular ve Çevre Kirleticiler
  • Dünyadaki Su ve Gıda Kaynaklarının Durumu
  • Sağlık İletişiminde Korkular ve Dikkat Edilecek Konular
  • Gıda Kaynaklı Biyolojik Terör ve Gıda Savunması

Kayıt ve daha fazla bilgiyi resmi web sitesinde bulabilirsiniz : http://gidavebeslenmebienali.com


 

‘Kahvaltı, Dr. Mehmet Öz’ün alanı değil, konuşmasın’

mail-grubu