SELÜLITLERINIZ SADECE YAZıN Mı AKLıNıZA GELIYOR?

0
1085
www.diyetisyenstore.com

Yaz geldi geliyor derken kendinizi mayoyla deniz kenarında mı buldunuz? Bu yazı hiç selülitsiz geçirmek için artık çok geç olabilir, ancak mücadeleye başlayabilirsiniz. Bu mücadeleye ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi sonuç alırsınız, bunu unutmayın
Kadınların en büyük düşmanlarından biri olan selülitle mücadelede doğru adımlar atmalısınız. Özellikle kadınlarda görülen ve deri altı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımını bozmasıyla oluşan selülit (hidrolipodistrofi), deride çöküntülerle ve portakal kabuğu görünümüyle kendini göstermektedir. Genellikle uyluğun üst kısmı, dizin, bileğin iç kısımları, kalça, baldırların arkası ve üst bacaklara yerleşmiştir. Selülit daha çok ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkıyor olmasına rağmen, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol hapları, alınan hormon ilaçları, dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi de selülit oluşumunda etken faktörlerdir. Selülit ve damar sertliği birbirine paralel gitmektedir. Selülitin damar yollarında oluşması kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve daha ciddi boyutlara varır. Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedenlerinden biri kadınlara göre hormonların farklı oluşudur. Erkeklik hormonunun yağlı hücre oluşumunda etkisi yoktur. Ayrıca erkeklerde kadınlara göre kas kitlesi daha fazladır. Bu da onları daha avantajlı bir duruma getirir.SİGARA BAŞLICA SEBEPLERDEN BİR TANESİ…
Selülitin tek nedeni tabii ki östrojen değil; başka tetikleyiciler de var. Sigara damarların en büyük düşmanıdır. Güçlü bir damar daraltıcı özelliğe sahip olan sigara, cildin yeterince beslenmesini engelleyerek selülite neden olmaktadır. Bunların yanı sıra; hareketsiz yaşam biçimi, sürekli bacak bacak üstüne atarak oturmak, çok dar pantolon ve diz altı çorap giymek de dolaşım sistemini ve lenf sisteminin düzenli çalışmasını engelleyerek selülite yol açabiliyor. Bunlar, kişinin yaşam tarzı ve alışkanlıklarına bağlı etkenler. Ancak selülitin, kan dolaşımındaki bozukluklar, ailesel yatkınlıklar ve hormonal etkenler gibi elimizde olmayan nedenleri de var.KİLO VEREREK KURTULAMAZSINIZ
Yalnızca kilo vererek selülitten kurtulmak mümkün değil. Önemli olan beslenme alışkanlığını değiştirip, bilinçli beslenmeye geçmektir. Beslenme ne kadar tek yönlü olursa, selülit de o kadar çabuk oluşmaktadır. Özellikle fast-food ve hazır yemekler dokuları olumsuz yönde etkilemektedir. Bu tarz beslenme yağ hücrelerini şişirir, dokularda su birikmesine yol açar ve vücudun atıklardan temizlenmesine engel olur. Günlük beslenme programında tuz, şeker ve yağdan fakir, sebze ve meyvelerden zengin bir diyet kan dolaşımını artırıp bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.YEDİKLERİNİZE DİKKAT! [upprev] Örnek HTML Metin [/ upprev]
A ve C vitamini alımını artırmanın selüliti azalttığı düşünülmektedir. Bu nedenle, mutlaka günlük meyve tüketimine özen göstermek gerekir. Bol lifli gıdalar ve çinko alımı da selülit oluşumunu engellemektedir. Özellikle su, idrar oluşumunu artırarak vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlamakta ve selülit oluşumunun azalmasına yardımcı olur.Beşli karışım ve detaylar
Bir dönem çok popüler oldu bu beşli karışım. 5 sindirim yardımcısı, antioksidan, su atıcı, laksatif özelliklere sahip bitkilerden elde edilen çay karışımının günde 5 bardak tüketilmesi sayesinde kilo kaybına yardımcı olduğu söyleniyor… En yaygın kanı da şu: “Nasıl olsa bitkisel, ne zararı olabilir ki?” Doğrusu, karışımda sözü geçen çaylar gerçekten de çok faydalı ama “mucize” denildiğinde muhakkak tereddüt ediniz. Şüphe ile yaklaşıp, sorunuz…TARİF ŞÖYLE: Mate, biberiye, kekik, funda yaprağından 1’er tatlı kaşığı, yeşil çaydan 2 tatlı kaşığı 1 litre kaynamış suya eklenir. 10 dakika demlendikten sonra süzülerek içilir. Kilo farkını ve etkisini hemen 3 gün içerisinde göreceksiniz. Sabah hazırlayıp ister soğuk ister sıcak gün içerisinde 1-2 litre tüketiniz.

1-Gerçek anlamda kilo vermek, su kaybetmek değil yağ kaybetmektir… Yağ kaybı uzun süre ister. Eğer bu kadar kısa sürede kilo kaybından söz ediliyorsa, bu vücuttan su atılmasıdır. O halde, bu çay için kilo verdirici çay değil, detoks çayı olarak söz edebiliriz. Unutmayın, kolay gelen kolay gider. O halde, kolay giden de kolay gelebilir.

2-Bu çayları tükettiğim zaman iştah kaybım oluyor. Çok yemek yemiyorum ve kilo verebiliyorum. Gerçek ve uzun vadeli kilo kaybı beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmekle mümkündür. Oysa bu çay sizin öğünleri atlamanıza neden olacak iştah kaybına neden oluyor ise, ihtiyacınız olan besin gruplarından mahrum kalıyor ve bünyenize besinleri unutturuyorsunuz.

3-Çayın yan etkileri olabilir mi? Karışımda sözü edilen bitkilerin çaylarını, danışanlarımıza ihtiyaç ve klinik bulguları doğrultusunda öneriyoruz zaten. Ancak, söylediğim gibi kilo verme isteğinin merkezine, çay, spor, suplemen koymak yerine beslenme eğitimini koymalıyız. Ancak, çay sayesinde zayıflamak ve vücudu buna alıştırmak demek çay kullanımının ardından birtakım olumsuz sonuçlara neden olabilir. Örneğin, karışımdaki sinameki kolay tuvalete çıkmayı sağlar. Bağırsaklar çalışkan hale gelir. Ancak, sinameki kullanımı kesildiğinde –çünkü günde 1 lt. tüketiyordunuz tuvalete çıkma sorunları meydana gelebilir. Funda ve biberiye, hassas midelerde mide sorunlarına neden olabilmektedir. Bu bitki çaylarını tüketecek kişilerin, çayın dozuna da dikkat etmeleri gerekmektedir. Bu bakımdan günde 1lt. gibi uç bir doz, herkes için uygun olmayabilir.

 

Kaynak:  HaberTürk Gazetesi

mail-grubu