Polikistik over sendromu ve beslenme

Şeyda ERGUN, Kırklareli Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü

0
1534
www.diyetisyenstore.com

Polikistik Over Sendromu genellikle 30 yaş altı kadınlarda sıklıkla görülen endokrinolojik sorunlardan birisidir. Hastaların  %75-78’inde adet düzensizliği, iki adet arasında açılma, yılda 9 kezden az adet görme, kilo artışı, yağlı cilt, hirşutizm(tüylenme), saç dökülmesi, akne gibi bulgular görülebilir. Ayrıca%40-85’inde kilo fazlalığı,%40-60’ıda ise obezite görülmektedir. Fakat kilo fazlalığı olsun olmasın PCOS olanların %40-70 oranında görülen diğer bir bulgu ise insülin direncidir. Fakat bu direncin PCOS’tan  sonra mı ortaya çıktığı yoksa hastalık ile mi başladığı hala araştırma konusudur. Tedavi sırasında hastalığın etkilerini ortadan kaldırmanın yanı sıra insülin direncini de çözmeye yönelik tedavi amaçlanıp, düşük glisemik indeksli yaşam boyu sürdürelebilir diyet eğitimi hastaya verilmelidir.

PCOS varlığında;kilo kontrolünün sağlanması diğer bayanlara göre daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü vücut ağırlığının %5-10 arasını kaybetmeleri dahi endokrin paremetler üzerinde olumlu etkiler yaparak, infertilite probleminin çözümüne büyük katkı sağlamaktadır. Ayrıca kilo fazlalığı olan hastalarda,kilo kayıpları kan lipid profillerini değiştirerek hastalarda oluşabilecek kardiyovasküler hastalıkların ve insülin direncinin gelişme riskini de azaltmaktadır.

PCOS VE BESLENME

Polikistik Over Sendorumu olan bayanların insülin direnci ve hormonlara bağlı olarak kilo alımında yağ hücrelerinin en fazla yer kapladığı alan bel çevresidir. Kilo kayıplarının yanı sıra bel bölgesinin 80 cm ve altına inmeye başlaması tedavinin olumlu yönde ilerlediğinin bir göstergesidir.

Düşük kalorili ve düşük glisemik indeksli diyetler tedavinin önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Aslında amaç diyeti yaşam biçimi haline getirebilmektir. Çünkü polikistik over sendromu kronik bir durumdur ancak uygun ilaç-beslenme tedavisi ile kontrol altına alarak bulguları ortadan kaldırmak mümkündür. Kişinin öncelikle insülün direncine yönelik olarak 3 ara 3 ana öğün şeklinde beslenmeyi kural haline getirmesi gerekir.İkinci olarak ise daha önce de dediğimiz gibi düşük glisemik indeksli besinlere yönelerek yüksek glisemik indeksli besinleri beslenme alışkanlığından çıkartmalıdır.Çünkü yüksek glisemik indeksli besinler kan şekerimizde ani yükselmelere ve buna bağlı olarak da insülin salınımında artışa sebep olur.Birkaç örnek verecek olursak yüksek glisemik indeksli besinler; asitli-alkollü içecekler, bisküviler, beyaz ekmek, pirinç, patates, kavun, karpuz, paketli ve katkılı yiyecekler. Öğünlere katkılı, yüksek enerjili yiyecekler eklemek yerine bitkisel proteinler, lifli gıdalar, kaliteli yağ içeren besinler (fındık, badem, ceviz) eklenebilir.

PCOS varlığında diyette dikkat edilecek bir diğer konu ise kafein kullanımdan sınırlandırma yapılması ve yeterli su tüketimidir. Unutmayalım ki içilen kahve, çay, meşrubat su yerine geçmez. Az su içildiğinde vücut ihtiyacını karşılayamayacağından içilen suyu tutar, ödem yapar, idrara çıkılmasını engeller. Dolayısıyla kilo vermeyi de zorlaştırır. Düzenli olarak günlük en az 8 bardak su tüketimine dikkat edilmelidir.

seyda-ergunPolikistik Over Sendromu olan kişiler sürekli diyet halinde olmalıdır, hayat boyu insülin direncine dikkat etmelilerdir. Psikolojilerini olumsuz yönde etkileyecek diyetlere girmek yerine sağılıklı beslenme ve düzenli egzersizi hayatlarının bir parçası haline getirebilirler.

Şeyda ERGUN
Kırklareli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

 

mail-grubu