Yağlı Diyetler Aç Beyinler

Yüksek yağlı diyet, yeme isteğinin artması, mide boşalma hızı, düşük kan şekeri düzeyi, öğrenmede güçlük, bilişsel performans azalması, insülin direnci, TUĞÇE BAYAR

0
966
www.diyetisyenstore.com

Yağlı bir öğünden hemen sonra ortaya çıkan yemek yeme isteği neden kaynaklanıyor, hiç düşündünüz mü?

Dengeli bir diyette, alınan kalorinin %20-25 inin yağdan karşılanması gerekir. Diyetle birlikte alınan yağların midede diğer besin gruplarına göre uzun kalması nedeniyle tokluk hissi oluşturması en çok bilinen yararlarından biridir. Özellikle diyetle alınması önerilen çoklu doymamış yağ asitleri inflamasyondan prenatal gelişime, agregasyondan sinyalizasyona birçok alanda etkilidir.

Giderek yaygınlaşan fastfood alışkanlığı diyetle alınan yağ oranını ciddi miktarlarda artırmaktadır. Ve bu durum maalesef birçok metabolizmal rahatsızlığı da beraberinde getirmektedir.

Gelelim tüketilen yağ miktarının beyin üzerindeki etkilerine…

2 farklı grup fare denekleri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda bilişsel etki mekanizmalarında gözle görülür birçok sonuç tespit edilmiştir.

3 gün boyunca yüksek yağ içerikli diyetle beslenen farelerin beyinlerine ulaşan glikoz miktarında, bu süreç boyunca azalmalar gözlenmiştir ve beyindeki glikoz miktarı ancak 4 hafta sonunda normal seviyesine dönebilmiştir.

Yüksek miktarda yağ içeren diyetlerin obezite ve tip 2 diyabete neden olduğu çalışmalarla kanıtlanmış bir gerçek. Acaba benzer şekilde beyin üzerinde etkileri de mevcut mu?

Yapılan çalışmalar sonucunda şunları söylemek mümkün:

Yüksek yağ içerikli diyetler, 3 gün gibi kısa bir süre içerisindebile beyne ulaşan kan glikozu miktarını azaltmaktadır. Her ne kadar alınan günlük kalori miktarı fazla olsa da beyinde, glikoz yetersizliğinden dolayı, açlık durumu ve buna bağlı olarak yeme isteği meydana gelir.

Serbest doymamış yağ asitleri, kan-beyin bariyerinde bulunan ve beyin hücrelerine glikoz geçişinden sorumlu GLUT1 transportlarının miktarını azaltır ve kan-beyin bariyeri hücrelerinde  toksik etkilere neden olur. Metabolizmanın kontrol bölgesi olan hipotalamus ile öğrenme ve hafızadan sorumlu serebral korteks ise  beyindeki glukoz eksikliğinden  etkilenen önemli  bölgelerdir.

Peki bu kadar önemli ve kompleks bir mekanizmaya sahip bir organın metabolizmasının bu kadar kısa bir sürede bozulması mümkün mü?

Beyindeki yetersiz glikoz miktarına yanıt olarak immün sistemde görevli olan makrofajlar tarafından VEGF adı verilen büyüme faktörleri salınır. Kan-beyin bariyerinin endotel hücrelerine doğrudan salgılanan VEGF GLUT1 miktarını ve fonksiyonunu artırır.VGEF nin kanda bulunması durumunda yüksek yağlı diyete devam edilse dahi 4 haftalık bir süreç sonucunda beyindeki normal glikoz seviyesine dönülür. Ancak VGEF nin bulunmaması ya da yetersiz bulunması durumunda beyin glikoz seviyesinde azalmalar devam eder ve bu durum ilerleyen süreçte öğrenme güçlüğüne ve hafıza kaybına neden olur.

Son olarak,

Yüksek yağlı diyetin devam etmesi durumunda beyin bir şekilde ihtiyacı olan glikozu elde etmeye çalışır. Bu süreçte özellikle kas ve yağlardan metabolik süreçlerle glikoz ihtiyacı karşılanır. Ancak uzun vadede bu durum dokularda glikoz yetersizliğine bağlı olarak insülin direncine ve beraberinde diyabete neden olur.

Hacettepe Ünv. Beslenme ve Diyetetik Bölümü Sayın Tuğçe BAYAR

mail-grubu