ANNE KARNINDAN BAŞLAYAN ERKEN TAT DENEYİMLERİNİN ÖNEMİ
ANNE KARNINDAN BAŞLAYAN ERKEN TAT DENEYİMLERİNİN ÖNEMİ
diyetisyen-rehberi

ANNE KARNINDAN BAŞLAYAN
ERKEN TAT DENEYİMLERİNİN ÖNEMİ

Çocuklarımız önüne koyduğumuz her yemeği yemiyor ve yemek seçiyorlar. Peki bunun nedeni bebeklikten gelen hatta ta anne karnındaki 9 aylık serüvendeki deneyimlediği tatlar olabilir mi? İşte bu yazımda bebeklerdeki erken tat deneyimlerinin, çevresel faktörlerin bebeğin ilerideki dönemde besin seçimlerindeki etkisini kapsamlı bir şekilde anlatacağım.

Resim 1 Forestell CA. Flavor Perception and Preference Development in Human Infants. Ann Nutr Metab 2017; 70(suppl 3):17–25.

Doğum Öncesi Etkileri : Amniyotik Sıvı

Peki bir bebeğin ilk tat deneyimi doğduğu gün müdür? Tabi ki hayır, annesinin karnındaki ilk gündür. Yani bebeklerin besinlerdeki tatları öğrenmeleri annenin rahminde bulunan amniyotik sıvıyı yutmasıyla başlar. Peki bu amniyotik sıvı nedir?

Amniyotik sıvı dinamik ve kompleks bir karışımdır. Fetal gelişimin düzenlenmesine katkıda bulunan, proteinler veya peptitler gibi bileşenleri taşımaktadır ve bu proteinler veya peptidler fetusun gelişim sürecini modüle etmekte, hücresel büyümesinde güçlü bir biyoaktiviteye sahip olmaktadırlar. Amniyotik sıvı, bu “düzenleyicileri” fetusa taşır ve böylece fetus gelişiminde önemli bir rol oynar. Ayrıca bu sıvı besinlerin tatlarına ve annenin beslenme ve çevresel maruziyetlerine kadar pek çok unsuru içermektedir. Fetüs pek çok unsur içeren bu amniyotik sıvıyı her gün 500 ila 1000 mlarasında aktif olarak yutkunmaktadır. Böylece fetusun yaşadığı duyusal ortam olan amniyotik kesedeki sıvının aroması, annenin diyet tercihlerine göre değişmekte ve bu tatlar bebeğe iletilmektedir. Bu tatlarla yaşanan deneyimler, doğumdan kısa süre sonra ve sütten kesilirken bu lezzetlerin tercihlerinin artmasına yol açmaktadır. Özellikle, annenin diyetinden amniyotik sıvıya iletilen besinlerin tatları ile prenatal (doğum öncesi) deneyimler, bebeğin sütten kesilme sırasında bu besinleri daha fazla kabul etmesine ve zevk almasına neden olmaktadır.

Mennella ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada anneler gebeliğin son trimesterinde veya emzirme döneminde haftada 4 gün boyunca havuç suyu tüketirken, kontrol grubundaki çocuklar gebelik ve emzirme döneminde havuçtan kaçınmıştır. Doğum öncesi ve sonrası  havuç tadına maruz bırakılan bebekler, havuç içeren besinleri tercih ederken, hiç havuç tadını almayan bebekler böyle bir tercih göstermemiştir. Ayrıca annenin yediği besinlerden gelen tat deneyimlerinden yanı sıra doğum öncesi gelişimsel olaylar, bebek ve çocukların besin tercihlerini etkiliyor gibi görünmektedir. Örneğin, çeşitli çalışmalar, ağır maternal kusmanın, bebeklerde tuzlu tadını tercih etme üzerinde kalıcı bir etkiye sahip olabileceğini belirtmiştir.


Anne Sütü

Doğum Sonrası Etkileri

Bebeğimiz anne karnında tatla ilgili ilk deneyimlerini aldı. Peki bu deneyim bitiyor mu? Kesinlikle bitmiyor. Bu deneyimler doğumdan sonrada hızla devam etmektedir. Doğumdan sonra bebeklerimiz, anne sütü, formula  veya her ikisinden oluşan, genellikle süt esaslı bir diyetle karşılaşırlar.

İlk olarak yeni doğan birçok bebeğin kabul ettikleri ilk besin olan anne sütünün bebeklerdeki tat deneyimine etkisine bakalım. Yeterli miktarda beslenen annelerde, anne sütü, bebeklik döneminde sağlıklı bebek büyümesi ve gelişimi için gereken temel makro besin ögeleri, vitaminler ve mineralleri içerir. Anne sütü, sadece karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve mineraller gibi besin ögelerini değil aynı zamanda anne tarafından tüketilen veya koklanan besinler, baharatlar ve içeceklerden elde edilen çeşitli tatları da içerir. Bu bağlamda, emzirilen bebeklerin doğal beslenme deneyimi, doğrudan annenin yaptığı diyet seçeneklerine bağlı olarak ortaya çıkan tat deneyimlerinin büyük bir değişkenliği ile karakterize edilir. Örneğin, emzikli anneler sarımsak, vanilya veya başka pek çok tadı kullandıklarında, sütleri fark edilebilecek şekilde aromalı hale gelir. Böylece anne sütü ile beslenen bebekler, annenin tüketmeyi seçtikleri besinlerdeki tat bileşikleriyle karşılaşırlar ve bu deneyimler bebeğin besinlerdeki bu tatların daha çok beğenilmesini ve kabulünü etkiler.

Amerika’da yapılan bir çalışmada anne sütü alan ve almayan 4-8 aylık bebeklerin meyve ve sebze kabulündeki farklılıklar gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonucunda da anne sütü tüketen bebeklerin tüketmeyenlere göre meyveleri daha çabuk kabul ettikleri ve daha çok tükettikleri gözlemlenmiş, fakat sebzede herhangi bir farklılık gözlemlenmemiştir. Bunun sebebini ise annelerin gebelik süresince meyveleri çok tüketirken sebze tüketiminin az olmasına dayandırılmıştır. Böylece annelerin düzenli olarak bu besinleri tükettiği sürece emzirmenin bebeklerin tat deneyimlerinde avantaj sağladığı ispatlanmıştır. O zaman sevgili anneler bebeğimizi emzirdiğmiz süre boyunca bol bol sebze ve meyve tüketmeye ve sağlıklı beslenmeye çalışalım.

Formula ile Beslenme

Annelerin kendi sütleri neredeyse tüm bebekler için en iyi besin kaynağıdır. Fakat anne sütünü şiddetle tavsiye etmekle birlikte annelerin bebeklerini emzirmeleri her zaman mümkün veya uygun olmayabilir. Bu yüzden bebek formulaları bebek beslenmesinde etkili bir alternatif olarak düşünülmüştür. Anne sütüne özdeş bir ürünün üretilmesi mümkün olmamakla birlikte, bebeğin normal büyüme ve gelişimi sağlamak için anne sütünün beslenme profilinin taklit edilmesinde her türlü çaba harcanır. İnek sütü ya da soya bazlı sütler en yaygın olarak olarak kullanılır ve bileşimi anne sütüne daha iyi uyacak şekilde ek katkı maddeleri eklenir.

Çoğu ebeveyn bebeğine, her gün aynı formulayı verir ve bu da bebeğin çeşitli tatlara maruz kalmasını sınırlar. Tat çeşitliliğinin eksikliğine rağmen, formulaların farklı türleri ve markaları, bileşimi ve işlenmesindeki farklılıklardan dolayı karakteristik tat profillerinde farklılık gösterirler. Örneğin, inek sütü temelli formulalarda, ekşi ve düşük seviyede tatlılığa sahipken, soya bazlı formulaların tatlı, ekşi ve acı tatları içerdiği görülmüştür. Bu iki formula dışında hidrolize protein formulalarının, proteinleri enzimler tarafından parçalanıp ayrıldıkları için yüksek serbest amino asit seviyelerine sahiptirler. Bu serbest aminoasitler tatlı, acı ve ekşi tat profilinin yanı sıra hoş olmayan uçucu koku maddelerini de içerirler (örneğin, brokoli gibi turpgil sebzelerde bulunan kükürtlü maddeler). Bu hoş olmayan maddeleri içeren hidrolize protein formulalarını,  3 ila 4 aydan küçük bebeklerin kabul ettikleri ve hoşlandıkları gözlemlenirken 5-6 aydan büyük bebeklerin bu formulaları şiddetle reddettikleri ve olumsuz yüz ifadeleri ile güçlü bir hoşnutsuzluk gösterdikleri son on yılda yapılan çalışmalarda gözlemlenmiştir. Dolayısıyla, hayatının ilk birkaç ayında, hoşnutsuz lezzetlerin bile bebeğimiz tarafından kabul edildiği görülmektedir. Yani bebeklerimiz bu hoş olmayan tatlara ne kadar erken maruz kalırlarsa bu tatları kabul etmeleri daha kolay olmaktadır.

Resim 2 Mennella JA, Griffin CE, Beauchamp GK. Flavor Programming During Infancy. Pediatrics. 2004;113(4):840-845.

 Mennella ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada ise ebeveynlerin formula ile beslemeyi kabul etmiş bebeklerin bir kısmına 7 ay boyunca süt bazlı bir formula (Enfamil) verilirken bir kısmına tatsız olan hidrolize edilmişprotein formulasından (Nutramigen) verilmiş. 7 aylık maruziyetten sonra, yeni doğan bebeklere sırasıyla enfamil ve nutramigen formulaları denenmiş ve çalışmanın sonucunda da yaşamın ilk 7 ayında hiç nutramigen almayan bebekler, 7. aydan sonra ilk sunulduğunda bunu reddetmiştir, buna karşın düzenli olarak nutremigen ile beslenen bebeklerinin çoğu formulayı kolayca kabul etmiştir. Yine yapılan başka bir çalışmada formula ile beslenen bebeklere başka markalara ait formulalar verildiğinde tanıdık gelen formulaları tanıdık olmayanlara göre önemli ölçüde tercih ettikleri gözlemlenmiştir. Başka bir deyişle, gelişen kabul deseni, yaşanan tat deneyimlerine özgü olduğu görülmüştür. Sonuç olarak bebeklerin formula ile besleme sırasında maruz kaldıkları tat deneyimleri, sütten kesilme aşamasında besinlerin kabul edilmesini etkilemektedir.

Tamamlayıcı Beslenme

Bebeğimiz ilk 6 ayını tamamladı ve artık tamalayıcı besinlerden oluşan karışık bir diyete geçiş yapacak. Bu geçiş, büyümekte olan bebeğin değişen besin ögesi gereksinimlerini karşılamak ve erken çocukluk döneminde emzirme veya formula ile beslemenin nihai olarak kesilmesini hazırlamak için gereklidir. Bu geçiş esnasında, bebeğin geniş bir lezzet ve doku çeşidine rastlaması muhtemeldir; bebeğin, sözlümotor becerilere sahip olması ve bazı durumlarda, bu gıdaların alınması için gereken manuel becerilere sahip olması gerekir. Aynı zamanda bebeğin tamamlayıcı besine geçişinin gecikmesi bebeklik döneminde ve sonrasında besinlerin kabul görmesini zorlaştırabilir. Northstone ve arkadaşlarının yaptığı çalışmaya göre de 6 ila 9 ay arasında tamamlayıcı beslenmeye başlayan bebeklere kıyasla, 10 aylıkken tamamlayıcı beslenmeye başlayan bebeklerin, her türlü katı besini daha az tükettiklerini ve 15 aylıkken tamamlayıcı beslenmeye başlayanların ise ailenin yediği yemekleri yeme olasılığı daha düşük olduğunu ispatlamış ve tamamlayıcı beslenmeye başlanma zamanının ne kadar önemli olduğu görülmüştür.

Bir çocuğun besini kabul edip etmeyeceğini belirleyen yeni bir besine maruz kalmanın kritik eşikleri vardır. Bu maruz kalma eşiği yaşa göre değişir; iki yıla kadar çocuklar, yeni bir besini kabul etmek için 5 ila 10 kez maruz kalmaya ihtiyaç duyarlarken 3-4 yaş arasındaki çocuklar ise 15 kez maruz kalmaya ihtiyaç duyarlar. Birkaç deneysel çalışmadan elde edilen kanıtlar ise, çocukların gıda kabulünü arttırmak için bir gıdanın tadına 8-10 kez maruz kalmasını gerektiğini göstermektedir. Bu yüzden aileler bebeklerinin yeni besinlere ne kadar çok maruz bırakırlarsa o kadar çok yeni besinleri kabul edeceği hatta bu besinleri seveceği konusunda bilgilendirilmelidirler. Daha ilk denemeden çocuğum bu besini beğenmedi bir daha vermeyim denmemeli ve bu konuda sabırlı olunmalıdır. Ayrıca aileler bebeklerine beslenme konusunda model olarak onları daha sağlıklı beslenmeye teşvik etmeli ve bebeklerinin yeni besin deneyimlerinde ödül vaadinde bulunmamalıdırlar. Çünkü ailelerin çocuklarına ödül vaadinde bulunmaları yeni besine maruziyetin olumlu etkisini zayıflatabilmektedir.

Sonuç olarak, genel bir tat algısı oluşturularak ilerideki dönemler içinbebeğimize sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılır. Bu süreçte kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları, birçok yaygın hastalığa karşı korunmada rol oynarak sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturacaktır.

Dyt. Elif KARAKÜTÜK

KAYNAKLAR

  1. Tong XL, Wang L, Gao TB, Qin YG, Qi YQ, Xu YP. Potential Function of Amniotic Fluid in Fetal Development—Novel Insights by Comparing the Composition of Human Amniotic Fluid with Umbilical Cord and Maternal Serum at Mid and Late Gestation. J Chin Med Assoc 2009;72(7):368-373.
  2. Ventura AK, Worobey J. Early Influences on the Development of Food Review Preferences. Curr Biol. 2013;23:401-406.
  3. Forestell CA. Flavor Perception and Preference Development in Human Infants. Ann Nutr Metab 2017; 70(suppl 3):17–25.
  4. Beauchamp GK, Mennella JA. Early Flavor Learning and Its Impact on Later Feeding Behavior. J Pediat Gastroent Nutr. 2009;48:25-30.
  5. Mennella JA, Jagnow CP, Beauchamp GK. Prenatal and Postnatal Flavor Learning by Human Infants. Pediatrics. 2001;107(6):88-93.
  6. Chandrashekar J, Hoon MA, Ryba NJ, Zuker CS. The receptors and cells for mammalian taste. Nature. 2006;444:288-294.
  7. Mennella JA, Trabulsi JC. Complementary Foods and Flavor Experiences: Setting the Foundation. Ann Nutr Metab 2012;60(suppl 2):40–50.
  8. Çakmak Aksan A, Samur Gülhan. Bebeklikte Tat Duyusunun Gelişimi ve İlerideki Dönemde Besin Seçimlerine Etkisi. İn: Tayfur M, Yabancı Ayhan N, editors. Beslenme ve Diyetetik Güncel Konular-1;2015. p. 209-220.
  9. Beauchamp GK, Mennella JA. Flavor Perception in Human Infants: Development and Functional Significance. 2011;83(suppl 1):1-6.
  10. Forestell CA, Mennella JA. Early Determinants of Fruit and Vegetable Acceptance. Pediatrics. 2007;120(6):1247-1254.
  11.  Martin CR, Ling P, Blackburn GL. Review of Infant Feeding: Key Features of Breast Milk and Infant Formula. Nutrients. 2016;8:279-289.
  12. Ross ES. Flavor and Taste Development in the First Years of Life. Nestle Nutr Inst Workshop Ser. 2017;87:49-58.
  13. Mennella JA, Griffin CE, Beauchamp GK. Flavor Programming During Infancy. Pediatrics. 2004;113(4):840-845.
  14. Mennella JA, Beauchamp GK. Understanding the Origin of Flavor Preferences. Chem Senses. 2005;30(Suppl 1):242-243.
  15. Northstone K, Emmett P, Nethersole F, the ALSPAC Study Team. The effect of age of introduction to lumpy solids on foods eaten and reported feeding difficulties at 6 and 15 months. J Hum Nutr Dietet. 2001;14:43-54.
  16. Chadwick P, Crawford C, Ly L. Human food choice and nutritional interventions. Nutrition Bulletin. 2013;38:36–42.
mail-grubu