Ayşenur ŞAHİN
Ayşenur ŞAHİN

Bebeğiniz İçin Tamamlayıcı Beslenme
Stj. Dyt. Ayşenur ŞAHİN

“Aç bakalım ağzını, haaaam, uçak geliyoor!”

Babası bebeğin kollarını sıkıca kavramışken, annesi elindeki bol şekerli koca bir tabak mamadan bir kaşık daha yedirebilmek amacıyla bilimum şebekliklerini sürdürüyordu. Zavallı bebek tıka basa doymuş olmasına rağmen, bu işkenceden bir an önce kurtulmak için eli mahkum ağzını açıyordu her seferinde.

Bu hikayeye hepimiz bir yerlerden aşinayız sevgili anne-babalar. Koca bir nesil yemek yemeyi savaş alanı gibi bir ortamda öğrendi. Bebeğinizin anne sütünden sonraki ilk besinlerini tadacağı, kendi kendine beslenmeyi, sofra adabını öğreneceği, adı üstünde anne sütünde eksik kalan besin ögelerini tamamlayacağı “Tamamlayıcı Beslenme Dönemi”ni gelin birlikte huzurla geçirmenin yollarını öğrenelim.

Önceki yazılarımda sıklıkla bahsettiğim o muhteşem anne sütünüzü 6 ay boyunca bebeğinize sundunuz. Sütünüz dışında hiçbir besine hatta suya bile ihtiyaç duymadınız. Bebeğiniz yaklaşık 6 aylık olduğunda ise, sütünüzün eksik kaldığı noktalar oldu. İşte bu zamanda “ek besinler” anne sütüne yardım etmek için iş başına geçti. Ve sizin minik aile ferdinizin, dünya nimetleriyle tanışma zamanı geldi.

Ek Besine Geçmemiz Gerektiğini Nasıl Anlarım?

Bu dönem için bazı kaynaklar 4-6 ay arası dönemin, bazıları ise 6. ayın uygun olduğunu ifade etmektedir. En doğru zaman bebekten bebeğe değişir.

  • Bebeğiniz sizin yemeklerinize ilgi duyuyor ve yiyecek gördüğünde ağzını oynatıyorsa,
  • Ağzına kaşık konulduğunda bunu diliyle itebiliyorsa,
  • Desteksiz oturabiliyorsa,
  • Ağzından daha az salya akıtıyorsa (ek besinler için hazır olsa bile, diş çıkartma döneminde salyası çok olabilir,bu sizi yanıltmasın.)

Bunlar doktorunuz ve diyetisyeninize danışarak ek besinlere başlayabileceğinizin  işaretidir.

Ek Besinlere Zamanından Erken / Geç Başlamanın Zararları

Ek besinlere zamanından erken başlanırsa;

  • Öncelikle bu durum bebeğinizin büyümesini kolaylaştırmaz ya da ilerletmez
  • Bebeğinizin çocukluk döneminde obez olma riski artar.
  • Alerjik hastalıklara yakalanma riski artar.
  • Astım olma riski artar

Ek besinlere zamanından geç başlanırsa;

  • Bebeğin büyüme-gelişmesi yavaşlar
  • Bebeğin demir eksikliği anemisine (kansızlık) yakalanma ihtimali artar.

Ek Besinlere Nasıl Başlarım?

  • Her seferinde tek bir besin deneyiniz
  • 3-7 gün arayla yeni bir besin ekleyiniz
  • İlk kez vereceğiniz bir besini bebek açken deneyiniz
  • Bebeğinizin almak istemediği besin için onu zorlamayınız, fakat bir süre sonra tekrar deneyiniz
  • Bebeğinizin bir yiyeceği tamamen kabul etmesi için 8-10 kez denemeniz gerekebilir,sabırlı olunuz
  • Bebeğinize besini kaşıkla,nazikçe,yavaş yavaş veriniz
  • Bebeği besleyeceğiniz ortamın sessiz ve huzurlu olmasını sağlayınız.
  • Ortamda tablet,TV gibi bebeğin dikkatini dağıtacak cihazların olmamasına özen gösteriniz.
  AŞAMA 1

(Ek besinlere geçiş)

AŞAMA 2

(6 aydan sonrası)

AŞAMA 3

(9-12 ay)

Uygun Yiyecekler ·     Kıyma, bezelye ve fasulye püresi

·     Meyve ve sebze püresi

·     Patates püresi

·     Pirinç unuyla hazırlanmış mama (şekersiz)

·     Yoğurt

·     Sebze çorbası (sıvı yağ ilaveli)

Bir önceki basamağa ek olarak;

·      İyi pişmiş yumurta (başlangıçta haftada 3 gün çeyrek yumurta, sonrasında alerji öyküsü yoksa tam yumurta veriniz

·     Kahvaltılık tahıllar

·      Ekmek ve makarna

·     Beyaz peynir (pastörize edilmiş ve tuzsuz)

·     Dana,balık ve tavuk eti

·     Kurubaklagiller (mercimek,nohut)

 

·     Bebeğinizi beslenmesindeki gıdaların çeşitliliğini artırın.

·     Çoğu aile yemeği bebek için artık uygundur

Yiyeceklerin Kıvamı ·     Püre edilmiş ve topaklanma olmayan bir kıvamla başlayın.

·     Bebek kaşıkla yemeyi öğrendikçe kıvamı arttırın.

·      Kıyma ya da ezme gibi işlemler yapılarak biraz daha katı bir kıvam oluşturun. ·     Topaklı püre yapısı,lokma büyüklüğünde doğranmış besinler sunun.

·     Bebeğin eliyle tüketebileceği parmak gıdaları sunun. (çubuk şeklinde kesilmiş salatalık,galeta,bebek kurabiyesi vs.)

Uygun İçecekler ·     Anne sütü

·     Kaynatılmış ve soğutulmuş su

·     Anne sütünü vermeye devam

·     Gerekirse kaynatılmış-ılıtılmış su

·     Öğün saatlerinde şekersiz taze sıkılmış  meyve suyu verebilirsiniz.

·     NOT: Günlük meyve suyu tüketimi 240 ml’yi geçmemelidir.

·     Anne sütünü vermeye devam

·     Gerekirse kaynatılmış-ılıtılmış su

·     Öğün saatlerinde şekersiz taze sıkılmış  meyve suyu verebilirsiniz.

·     NOT: Günlük meyve suyu tüketimi 240 ml’yi geçmemelidir.

Kaçınılması Gereken Gıdalar ·     Gluten içeren yiyecekler ( örneğin ekmek, makarna, buğday, çavdar, yulaf, arpa ve kahvaltılık tahıllar)

·     Süt, peynir, peynir tatlıları

·     Yer fıstığı

·     Yumurta

·     Yer fıstığı

·     Pastörize edilmemiş peynir (etiket üzerinde ‘çiğ süt’ ile yapılmış yazılı olanlar ya da ev yapımı peynirler)

·     Az pişmiş yumurta

·     Yer fıstığı

·     Pastörize edilmemiş peynir (etiket üzerinde ‘çiğ süt’ ile yapılmış yazılı olanlar ya da ev yapımı peynirler)

·     Az pişmiş yumurta

 
  • Bebeğinizin yemeklerine tuz ve şeker ilave etmeyiniz
  • Tamamlayıcı besinleri kaşık veya bardakla sununuz. Biberon kullanmayınız.

3 Aşamada Tamamlayıcı Beslenme

Hatırlatmalar

  • Ek besinlere başladıktan sonra bebeğinize en az 2 yaşına kadar anne sütü vermeye devam edin.
  • Bebek beslenirken daima yanında kalın.
  • Bebeğinizin kendi kendisine yemesi ve yemek yerken parmaklarını kullanması için ona fırsat tanıyın.
  • Bebeğiniz anne sütü alıyorsa günde 3 kez, almıyorsa günde 5 kez tamamlayıcı besin verin.
  • Bebeğinizin yiyeceklerini hazırlamadan önce ellerinizi su ve sabunla yıkayın.
  • Hazırladığınız besini bebeğinize bekletmeden yedirin, önceki beslenmeden arta kalanları vermeyin.
  • Bebeğinizin mikrop kapmaması için biberon kullanmayın.

Beslenme Bebeğinizi Doyurmaktan İbaret Değildir

Bir anneyi en çok mutlu eden şeyin bebeğinin tabağındaki yemeği bitirmesi olduğunu biliyorum.  Fakat unutmamalısın ki bebeğinin yiyeceği miktarı sizin istekleriniz değil, bebeğinin iştahı, gereksinimleri ve tercihleri belirler. Artık o da bir birey ve yavaş yavaş kendi zevkleri oluşuyor.

Çatalını tek başına tutabilmek, bir yemek konusunda seçimler yapmak onu inanılmaz keyiflendiriyor. Bırak bebeğin yemeklerin tatlarını heyecanla öğrensin. Burnu tıkanmış, elleri bağlanmış bir işkence ortamında değil, gönlünce döke saça yediği bir ortamda yemeğini yesin.

Sofra adabını, dünyanın lezzetlerini ve ailece bir sofranın başına oturmanın ne denli güven verici olduğunu öğrenen bir beyefendi/hanımefendi olarak yetişsin.

Geriye kalan problemlerde biz diyetisyenler seve seve yanında olacağız. Aklına takılan her soruda sana ışık tutacağız ;)

[vc_cta h2=”İmza” txt_align=”center” style=”flat” color=”pink” add_button=”bottom” btn_title=”Yazarın Diğer Paylaşımları” btn_color=”white” css_animation=”bottom-to-top” btn_link=”url:%2Fcategory%2Fdiyet-yazalari%2Faysenur-sahin%2F||target:%20_blank” btn_add_icon=”true”]Gelecekten bir Anne – Çocuk Diyetisyeni Ayşenur ŞAHİN[/vc_cta]

 

mail-grubu
Önceki İçerikÇocuklarda Obeziteye Dikkat!
Sonraki İçerikGelenekselden Geleceğe Türk Mutfağı
Diyetisyen Ayşenur Şahin
Ayşenur Şahin 23.10.1994 tarihinde İnegöl’de doğdu. İlkokulu burada tamamladı.2012 yılında İnegöl Altın Nesil Kolejinden mezun oldu. Aynı yıl Atatürk Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü kazandı. Eğitim öğretim hayatı boyunca çeşitli kongre ve sempozyumlara katıldı. Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesindeki Öncü Sağlık Kulübünün kurucularından biri olarak birçok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol aldı. Bursa,Ankara,Erzurum gibi illerde çeşitli kurumlarda zorunlu ve gönüllü staj deneyimleri yaşadı. Çeşitli gazete ve dergilerde beslenme üzerine yazdığı köşe yazıları büyük ses getirdi. 2015 yılı Nisan ayında yayın hayatına başlayan ve 2 ayda bir yayınlanmaya devam eden Turuncu Sağlık dergisinin kurucularından biri ve isim annesi olan Ayşenur Şahin 2016 yılının eylül ayına kadar bu oluşumda yayın yönetmenliği görevini başarıyla yürütmüştür. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünde de eğitim öğretim hayatına devam etmektedir. 2016 yılı Haziran ayında Atatürk Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü iyi bir dereceyle bitirerek “diyetisyen” unvanı almış, çocukluk hayali olan mesleğine kavuşmuştur. Mezun olduktan sonra Madame Schulle Bakım ve Güzellik Merkezinde Beslenme Uzmanı olarak çalışmıştır.Şu anda Fizyo İnegöl Sağlıklı Yaşam Merkezinde İnegöl halkına hizmet etmektedir. Şehir dışında ikamet eden danışanlarını ise online diyet sistemi ile takip etmektedir.